insanlara sevişmediğimi ya da bunun şimdilik mümkün olmadığını söylediğimde verdikleri tepki ya da düşündükleri tepki genellikle şu oluyor ”kendini kocana mı saklıyorsun” kendimi ne kocama ne de başka bi insana ne de çok iyi bi insana, çok devasa bi insana saklıyorum. kendimi saklamıyorum. ama bunun tam şuradan, içimden gelmesini istiyorum. ve bu dile gelmeden elbette. kendimi sevdiğim aşık olduğum ve güvendiğim adama açmak istiyorum. ama nedense sizin şu ahmakça sevginizi hiç hissedemedim. benim bu düşüncem garip değil. siz şu organınızı kendinizden daha fazla önemsiyorsunuz. sorun bu. üzgünüm. 

anonymous said:

Merhaba, öncelikle sevdiceğinle sana mutluluklar diliyorum, Allah sevginizi daim etsin. Ben kendimi geliştirmeyi,kitap okumayı gönülden istiyorum, okuyorum ama eksik bir şeyler var gibi. Sence nasıl bir yol izlemeliyim?

Güzel dilekleriniz için teşekkürler efendim.Bir yol izlenmeli efendim.Kendimce bir harita yazayım şimdilik.Eğer unuttuğum unsurlar varsa şimdiden affola.

-Okumak istemediğiniz kitabı okumayın.Çünkü bir şey anlamazsınız.Vaktiniz boşa gider.

-Bir not defteri tutun ve okuduğunuz her kitaptan bir şeyler yazın.Sizce önemli olan şeyleri.Sonra arada bir o yazdıklarınızı okuyun.Hatırlayın.Çünkü kişioğlu balık hafızalıdır çabuk unutur.

-Kitabı çizmekten,üzerine yazmaktan,bir köşesine not kağıtçığı yapıştırmaktan korkmayın.Kitap sizin.Hatta mümkünse üzerine tarih atın.Notlar düşün.

Son olarak yine en doğru yolu siz çizersiniz bunlar sadece öneri.Okuma alışkanlığı kazanmak için ilk olarak seveceğiniz ve kısa küçük kitaplar okuyun yavaş yavaş büyütün.Sonuçta yeni doğmuş çocuğa acılı urfa yedirmek yazıktır günahtır.

Biliyor musun; Aslında en çok, birbirine deli gibi aşık insanlar acıtırlar birbirlerini. Aşk değil, sevgi biter. Sevdiğin insanı değil, aşık olduğun insanı paramparça edersin. Doyamazsın ona. İliğine kadar işlemek istersin. Kanına susarsın. Gözünün içine bakarken bile onu özler, başka birinin onu sevmesi olasılığına katlanazmazsın. Göğüs kafesin daralır, paylaşamazsın. Senin o, sadece senin. Başkası da kim? Kim o başkaları? Nasıl sevebilirler onu? Nasıl izin verebilir o, başkalarının sevgisinin aranıza girmesine? Ne arkadaşları, ne ailesi? Sadece sen, en çok sen sevmelisin onu. En çok sen bitirmelisin. Sen tüketmelisin. Sen! En çok sen. Yerden kalkamayacak hale getirirsin sevginizi. Aşkınız günden güne bir çizik atar sevginizin bileğine. Kan olur her yer. Başını öyle bir döndürür ki, fark edemezsin.  Birbirine çok aşık insanlar ayrılınca hiç görüşmezler. Yan yana olup birbirlerinin yüzüne dokunamamaya, bebek kokan göbeğini öpememeye, artık beli açılınca elini atıp kapatamayacak olmaya onlar katlanamazlar. Dudaklarına yapışmak yerine, konuşurken yalnızca ağız hareketlerini izlemekle onlar yetinemezler. Birbirine çok aşık insanlar, hep ayrı ölürler. Sevdiklerinin, onları sevenlerin yanında, en büyük tutkularından uzak, sıradan ve güvenli bir şekilde. Birbirlerinden çok uzakta ölürler.  Çünkü birbirine çok aşık insanlar, beraberken canlarının diğer yarısını geride bırakıp ölemezler bile.  Ağlayacağım. ebruvatansever
Sikerim sevginizi lan. Gidin başka yerde sevin aq. Yok bizim sevenimiz yok niye burnumuza sokuyonuz lan.

anonymous said:

Kitaplarını nereden alabiliriz/okuyabiliriz?

Eylül ayının son haftası veya ekim ayının ilk haftası başta D&R olmak üzere bütün kitapçılarda bulabilirsiniz. Detaylı açıklamaları ileride video halinde anlatacağım. Varolun. Desteklerinizi ve sevginizi esirgemeyin.

Siz erkekler para mevzusuna bağlandınız ya mutluluğun şartı sadece buymuş gibi… yaa kadın milleti duygusal yaratıktır (cogunlukla yani öyle olmayan gitsin zaten) siz sevginizi, sevdiginizi gösterin ona o bunu hissetsin, yaratıcı olun param yok diye onu bir eve hapsetmeyin bir simitle bir parkta oturup ona sarılın evlenince dahi bu heycanı kaybetmeyin bakın bakalım o kadın bakıyor mu sizin parayla cicekciden yaptiracaginız süslü yapmacik çiçeğinize. “Kimsenin vakti yok durup ince seyleri anlamaya” demiş Gülten Akın ne güzel demiş kadın dedigin incelikleri sever o incelikler de bireyseldir onu tanıdıkça sen bulacaksın onda.

 

Bağlandığınız kişiler, sizin için özgür kalmak isteyen kuşlar gibidirler. Siz onu elinizde tutmak için sevginizi ve inancınızı verir, yavaş yavaş gitmeyeceğine dair kendinizi inandırıp umutlar beslersiniz. Oysa o anlamaz, bu yüzden kuş beyinlidir ya! Aksi bir şeytan kapınızı çalar ve siz, o an her şeyi unutup sesin geldiği yöne doğru koşarsınız. Oysa, hayali kafesinizin kapısını açık bıraktığınızın farkında bile değilsinizdir. Kuş bu ya! Uçar gider. Size de gerisinde hayal kırıklıkları, birkaç tuğla ve inşaat malzemesi bırakarak güçlü bir duvar inşa ettirir. Elbet duvarınızı sarsacak birkaç kişi daha olacaktır. Ama siz güvenemezsiniz. Birkaç kişi size yaklaşır gibi olur duvarınızda şiddetli bir sarsıntı hissedersiniz. Kendinizi koruma amaçlı inşa ettiğiniz bu duvarın yıkılmasından korkarsınız bu yüzden hemen aksi yöne doğru koşmaya başlarsınız. Ve farkına bile varamadan yalnızlık sizi, sizin de inşa ettiğiniz gibi milyonlarca duvarın, sahiplerinden de güç alarak pençelerinin arasına alır. Bazen o kadar çok sıkar ki boğulur gibi olursunuz. Ama aynı zamanda ikinizin arasında başlayan bu şey, hastalıklı bir ilişkinin başlangıcından başka bir şey değildir.  Çünkü ne onun sizi bırakmaya niyeti vardır, ne de siz ondan vazgeçebilirsiniz.

                                                                                   -thesmellofbook                                                            

        

                    

Sizin diye bildiğiniz evlatlar,
gerçekte sizin değildirler.
Onlar kendilerini özleyen hayatın
oğulları ve kızlarıdırlar.
Sizler aracılığıyla dünyaya gelmişlerdir
ama sizden değildirler.
Sizlerin yanındadırlar
ama sizlerin malı değildirler.
Onlara sevginizi verebilirsiniz
ama düşüncelerinizi asla,
çünkü onların kendi düşünceleri vardır.
Onların bedenlerini barındırabilirsiniz
ama ruhlarını asla,
çünkü onların ruhları geleceğin sarayında oturur
ve sizler düşlerinizde bile orayı ziyaret edemezsiniz.
Kendinizi onlara benzetmeye çalışabilirsiniz
ama onları kendinize benzetmeye çalışmayın hiç
çünkü hayat ne geriye gider,
ne de geçmişle ilgilenir.
Sizler, evlatların
birer canlı ok gibi fırlatıldıkları yaylarsınız.
Yayı gerenin elinde seve seve bükülün
çünkü oku atan o güç,
uzaklaşan okları sevdiği kadar,
elindeki sağlam yayı da sever.

Khalil GIBRAN

hani bütün sevginizi bütün güzel duyguları ona karşı hissetmek istediğiniz biri olur da o sizin sevginizi istemez ya. ay tonsiyonum çıktı dur.

Uzaktan Yasak Aşk

Sevdiğinizin sevginizi hissetmemesi,
Yazdıklarınızın, söylediklerinizin yetmemesi,
Gizemin son bulması,
Yaşananların sıradanlaşması, rutine dönmesi,
Heyecanın kaybolması,
Çok istemek ve o an elde edememek,
Fiziksel olarak uzun süre uzakta olamamak,
İmkansızlığın getirdikleri ve getirecekleri,
Tüm bunlara neden katlanılsın ki?
Gelecek vaad etmeyen, ümitsiz bir ilişki,
Uzak, yasak, acı, özlem, imkansız, anlamsız…
Ne kadar iyi, ne kadar temiz,
Ne kadar özel olursa olsun?
Zaman zaman hep acı olacak. 
Aşk acısı diplerde, yüzeylerde dolanacak.

Text
Photo
Quote
Link
Chat
Audio
Video