Model- Anna Aspen Gerasimova
Photographer- Koray Parlak
Styling- Cristina Cosentino
Hair- Nuri Sekerci
Make up- Melis Ilkkilic
Publication - Elele Mag September 2012

SC | SC on Facebook

Eğer:
♥Evli çiftler gibi kavga ediyorsak,
♥Yakın arkadaşlar gibi konuşuyorsak,
♥Aşıklar gibi flört ediyorsak ve
♥Kardeşler gibi birbirimizi koruyorsak,
O zaman bir anlamı var demektir….

Model- Anna Aspen Gerasimova
Photographer- Koray Parlak
Styling- Cristina Cosentino
Hair- Nuri Sekerci
Make up- Melis Ilkkilic
Publication - Elele Mag September 2012

SC | SC on Facebook

Bir hayat yeter bize. Çok bile ikimize…
♥♡♥♡♥
Hadi öp, öpmek istiyorsan. (Ki istiyorsun.)
Dokun. (11.Bölüme geldik bi zahmet artık.)
Dokunmak mübahtır aşkta. (Hazır kız gelinliğide giymişken…)
Yeter ki çarpsın kalbin bir tek onun bakışıyla. (O Allah’ın emri zaten, suratlara baksana.)

Pardon da bu fragman nedir? Bu dizi nereye gidiyor?? Senaristlerin amacı diziden ve özellikle Selim'den nefret etmemizi sağlamaksa eğer gerçekten tebrikler bu yolda oscar bile alabilirler. Öncelikle "Biraz büyü Şebnem yoksa yalnız kalacaksın. " diyen küçük bey bir bölüm önce "Senin çok mutlu olmanı istiyorum. " demiyor muydu? Şimdi ne bu tripler ÇOCUK gibi. Ayrıca ben Selim'in aşkına neredeyse inanmıyorum artık. Şebnem evlenirken bile hiç oralı olmayıp hafızası kayıp olduğu için eski nişanlısıyla olmak isteyen kızı suçladı. Tamam Şebnem oyun oynamış olabilir son dakikalarda ama yinede bu kadarını hak etmedi. Selim hem Şebnem diye diye gezsin hemde Hülya'ya hayır da diyemesin. Böyle olmaz o işler. Gerçekten yeni yazarlar sayesinde dizi bok yolunda ilerliyor. Dizideki gelin başına düşen erkek sayısı ikide kaldığı sürece de bir yere gitmez. Tamam belki Arda şut ama bu kez sıra Hülya'ya mı geldi? Sanki Selim çok çabalamış, her şeyini, her emeğini Şebnem'e vermiş de sıra esas kızımıza gelmiş gibi. Ben göremedim şahsen? Can'ın Kainat'ı mutlu etmek için yaptıklarını, Özgür'ün Önder'i saf dışı bırakmak için verdiği çabayı hatta ve hatta Ege'nin uğraşlarının yarısını bile Selim'de görmedim açıkçası. Tek istediğim dizide TEK sevdiğim karakter olan Şebnem Gürsoy'u ağlak ve Selim için ölen birine çevirmemeleri. Çünkü nasıl bir Blair Waldorf, Chuck Bass'in her hatasını ona ödettiyse, nasıl bir Caroline Forbes ne zaman biri ona bir şey yapamayacağını söylediğinde onu haksız çıkarıyorsa veya nasıl bir Lydia Martin yaşadığı onca acıya ve kayıba rağmen güçlü kalabiliyorsa Şebnem Gürsoy da bir Anka Kuşu gibi küllerinden yeniden doğacaktır ve doğmalı da. Yoksa izlemeye çalıştığım tek romantik-komedi türk dizisi de benim için out olur.
Text
Photo
Quote
Link
Chat
Audio
Video