sarmai

“Ruhumun dalgaları, koşup kabarmayınız.
Her damlanız tutuşan göğsüme birer bıçak.
Kalbim bir kayadır ki, nerdeyse yıkılacak,
Hayalden köpüklerle kalbimi sarmayınız.

Dümdüz olsam diyorum, ve kumlu bir sahili
Yalayan sular gibi siz de yavaşlasanız.
Bilmediğim yeni bir masala başlasanız,
Çekilse kulağımdan hatıraların dili.

Ey eski günler artık bana yaklaşmayınız,
Ey hayaller, vurmayın kalbimin sert taşına.
Bütün bir hayat bile değmez bir göz yaşına,
Ruhumun dalgaları, köpürüp taşmayınız.”

Bir yara kapanmadan yeni bir sayfa açılmıyor. Ne başkasıyla sarmayı dene ne de onu bile bile yeniden kanat
Nerden Başlasamm

Yaa anlatacak o kadar çok şey varki. Önce İtalya için halletmeye çalıştığım vizeden bahsedeyim. Az kaldı. Sürpriz için evrakları tamamlamış bulunmaktayım. Romaya giden canımdan güzel haberler bekliyorum. Öyle. Sizde dua edin olurmu? Sessizce ama, sürprizz. Camdenda keşfetmedik yer bırakmadık yine. Aynı vitrinleri tekrar tekrar, bıkmadan gezdik durduk. Bir ara Aa ne güzel mağza dedim. Kızım sen seç alıcam dedi. Erkek reyonundan bi tşört Ufo ya gelsin. Deneme odasının kenarında bekle bekle. Sonunda çıktık. Yedik, içtik. Aa birde öğrenicem dedim. Tüttün sarmayı öğretmeye çalıştı. Öğrenemedim. İçme daha iyi, o ne öyle. Nerde gereksiz birşey öğreniyorum. Kendimizi Highburye kadar yurumuş, amcamızın Restoranında barda bulduk. Parti varmış. Eleman eksik. İçmedikte değil. Oyle bir karışım oldukki. Bira, viski, bir ara amcam sarap içmemiz için açtı. Amcam dahil kafamız güzelleşti. Ordan burdan sohbet.
Ya unutmadan söyleyeyimm ben uzun zamandır kiliseye girmedim dedimm (okuldaki kilise merasimlerinden nefret ederdim). Neyse, kiliseye girdik. Mumumu yaktım. Kimse yoktu. Camdaki büyüleyici Meryem Ana motifleri ve İsa heykelerine daldım, aynen bir sergideymişim gibi. Yoğun tahta kokusu hoş gelirdi küçükken. Aynı koku vardı buradada. Bir ara kürsüye çıktım, kalın eskimiş olan İncil kapağına dokunmak için. Dizim değdi, koca kilisede yankı oluştu. Arkamda hiç dikkat etmediğim Piyanonun arkasından ses yükseldi. “Hi my name is Nigel. Shall ı play a song for you?” “That will be great” dedim. Kiliseye keşfetmeye devam, bu sefer piyano ile. Beethoven çalıyordu. Kii çokk feci severim. Neyse. Piyanist bir ara bitirdi, kalktı geldı. Çok pis bira kokusu vardı. Sohbet ettik. Sokakta yaşıyormuş. İnanabiliyormusunuz? Cambridge hukuk mezunu. Ama delirmiş gibi. Yaşlıca bir adamdı zaten. Ceketi yazılıydı. Tırnakları ojeli. Benden korkma dedi. Utandım. Garip bir adamdı cunku. Beethoven caldım dedi. Biliyorum dedim. Aa ilgileniyormusun? Ben 5 yaşından beri çalıyorum dedi. Gel beraber çalalım dedi. Bir melodiyi çaldı, sen giriş yap dedi. Oldu birşeyler. Bizimkine video çek dedi. Birazdan onuda atarım. Sonra işte çantasını aldı, içi bira doluydu. Sallana sallana kalktı. Bugün tanrı tanışmamızı istedi dedi. Yanlış anlamazsan seninle dua etmek istiyorum. Tabiki dedim. Ellerimden tuttu. Dua etti. Amen dedik. Bir daha yine gel dedi. Beni sor, yardımcı olurlar dedi. Yolda bizde bir kutu çikolata alıp sokaktakilere dağıttık. Kaç tane alabiliriz sorusu. İnsanda farklı bir etki bırakıyor. Düşünebiliyormusunuz. Sokaktakilere dağıtıcağız siz bilirsiniz dediğimizde, birer tane alıp. Ben kırmızısını cok seviyorum. Bir tane daha alsam olurmu sorusu insanın boğazını düğümlüyor. Neyse, unutmak hiiç istemedim paylaşayım dedim ama yine çok konuştum galiba. Tmm şimdi sustumm. 1 2 3 tıp. xXx

Bana bu Şarkıyı söylediğin günü hatırlıyorum öğleden sonra 2 falandı saat, kırmızı tekli koltukta sarmayı bitirmiştin ve bu Şarkıyı açıp gel bakalım şimdi kucağıma demiştin .
Ah nasıl da gözalıcıydın- soyunarak gelmiştim..
Çok hızlısın bebek diye gülmüştün..gülüşünle sevişmek istemiştim.kucağına oturdum ve Şarkıyı mırıldanmaya başladın kulağıma..bittiğinde sen mükemmelsin matmazel bense değil,demiştin .
Ve Akşama kadar bu şarkıda sevişmiştik , acıkana kadar , saat 11 e kadar .
Çıplak kalmanı istiyorum demiştin ,saçlarını kestirme bu yaz.sana bakmak istiyorum.Ezberlediğim tek kadın sen olucaksın demiştin.
Sonra yine sonra yine sonra yine …
sanırım ben kokunu unutmaya başladım bugünlerde.ve korkuyorum.