instagram

By @spiritual_stoner “Lighters Up..!🔥🔥🔥
By @tarrusrileyja..!
#GreatestCreation inna #Style & #Fashion #tarrusriley #lovesituation #realrock @jukeboxxjamaica #stricktlyboomshots #reggae #dancehall #rgat” via @PhotoRepost_app

BOŞVER  BE  KADIN  !… 

1980 öncesinde ,  “bilinçli  mutsuzluk – bilinçsiz  mutluluk”  tartışmaları  yaşanırdı…

Bilinçli  mutsuzluğun  pençesinde  devrimciler; “ işçi - memur -  emekli - emekçi -  köylü - maraba -  ırgat ; sınıf  bilincinden  yoksun,   sömürülüyor  kat , kat… Yaşıyor  bilinçsizcesine  bir  mutluluk… Oysa  yaptığı / yaşadığı;   varsıla  kölelik-kulluk… Sürüyor  toprağı,  elinde   pulluk;  ama  artık  değer   gidiyor  başkalarının   kasasına…”   diye   tasalanırlardı…

Sarhoş  masalarında  her  gece, Devrim’e  kaç  gün  kaldığına   ilişkin  zaman  ve  zemin  yoklamasıyla  sayıklanırlardı…

Özünde  az-çok  o  günlerden  kalmayız  ya,  1980  sonrasında  böyle  sayıklayanlar ,  tek, tek  ayıklansalar  da, kimileri  de  ( saf   değiştirmek  için )  tek,  tek  uyanıklıkla  ayılsalar  da;  “değişmeyen,  değişimin   kendisidir”   demeyi  bir   türlü  beceremeyen  ben   ve  benim  gibiler  için,  bugün   bile  sürüyor   aynı  tartışma,  aynı  sorgulama,  aynı  beyin  kemirme…

Oysa  gün / gündem  gelmiş  ikibinlere…

O  günlerden,  bugünlere  değişen   ne  ?…

Düzensizlikler  düzeni;  tıkırında  işliyor…

Kendisine  karşı  çıkanı;  arsızca  haşlıyor…

Tekerine   çomak  sokanı;  acımadan  taşlıyor…

Hırsını   alamazsa,  kuytularda  şişliyor…

“Bilinçsiz mutluluk”  yaşıyor  sandıklarının,

Sandıkları  dolu,  bir  elleri  yağda,  diğeri  balda;  keyifleri  yerinde…

Deniz  kıyısı,  ağaç  gölgesi,  mabadları  serinde…

Seninse   kaygıların  yerli  yerinde;

Düşlerde  kaldı  aydınlık  bir  geleceğe ilişkin  umutların…

İşte  geldin,  gidiyorsun,

Daha  ne  sorup, sorguluyorsun,  bilinçli  mi,  bilinçsiz  mi  diye ?…

Bu  düzensizlik  düzenine  uyanlar   “mutluluk”  ile    girmiş   gerdeğe…

İzlerken  onları,  benzedin  şaşkın  ördeğe …

Yeter  artık,  boşver  be  kadın !…

Dünya’yı  sırtında  taşıyan  ATLAS   mısın ?…

Selma ERDAL

 

 

 

Dün çok uzun zaman önce idi.

image

Bir adam düşünün..
6 yaşında kör olsun ve 15 yaşında yeniden görmeye başlasın.
Ve bu adam, ya yeniden kör olucam diyerek okudu, okudu…
İşsiz kaldı askere almadılar.
İşportacılık yaptı meyve sattı.
Tarlalarda ırgat oldu.
Maden işçiliği tersane işçiliği yaptı..
Montaigne okuduğu anda, bir anda yazar olmaya karar verdi.
Bilgilerinden dolayı kaliforniya berkeley üniversiyesi siyasal bilimler fakultesi ona hocalık verdi..
O ise bu görevi kabul etti ama bozulmamak için limanda hammallık yapmaya devam etti.
Televizyonlar bu adamdan bahsetmez.
O adam: ERİC HOFFER.. O yaşadı..