rdays

askfeadonnel asked:

Donnel walks over to Lissa with a huge smile on his face like he was up to no good holding what seemed to be a box wrapped up "Heya' Lissa, it's not much but to say thanks for yest'rday I cobbled up a lil' gift for ya'." Donnel proceeded to hand Lissa the box thinking she was gonna love the Restore staff he bought her with his savings

Uh-oh. Lissa knew that grin. That was the same grin she had whenever she tried to prank Frederick. She took the box gingerly and popped it open with her Kneader– and was pleasantly surprised to find it really was an innocent gift, a staff. She picked it up… Yep, there was nothing odd about it.

This barely eased her suspicions. “Okaaay… You got me a staff. And why are you grinning like I’m about to put frogs down Frederick’s pantaloons?”

Vakit tamam!.. seni terk ediyorum.
O bütün alışkanlıklardan
Ve bütün sıradanlıklardan öteye,
Yorumsuz bir hayatı seçiyorum.
Doyamadım inan,
Kanamadım sevgiye...

Korkulu geceleri sayar gibi,
Deprem gecesinde bir yıldız,
Birdenbire kayar gibi;
Ellerim kurtulacak ellerinden,
Bir kuru dal, ağacından
Çatırdayıp kopar gibi...

Aşksa bitti...
Gülse, hiç dermedik.
Bul kendini kuytularda, hadi dal!
Seninle bir bütün olabilirdik...
Hoşça kal gözümün nuru,
Hoşça kal...

Vakit tamam!.. seni terk ediyorum.
Bu, kırık ve incecik
Bir veda havasıdır.
Tutuşan ellerimden
Parmak uçlarına değen sıcaklık,
İncinen bir hayatın yarasıdır...

Kalacak tüm izlerin hayatımda.
Gözümden bir damla yaş,
Sızlayıp resmine aktığında;
Bir yer bulabilsem keşke
Bir yer, seni hatırlatmayan;
Kan tarlası gelincik şafağında...

Ölümse, korktun.
Savaşsa, hep kaçtın...
Vur kendini kuşkularda, hadi al!
Sen bir suydun oysa,
Sen bir ilaçtın...
Hoşça kal canımın içi,
Hoşça kal...
ma végre

hallhattam az egyik legnagyobb példaképemet, várdai istvánt élőben játszani. hát ez az ember őstehetség. mármint ezt eddig is sejtettem, de most végképp megbizonyosodtam róla. és ahogy a 80 éves (!!!) frankl péter játszott mellette zongorán, hát beszartam, elképesztő. nem érdekelt, hogy előttem a fehér ray charles végigringatózta a koncertet, az sem, hogy mögöttem egy papa felvette a telefonját a harmadik beethoven-szonáta közben (‘HÁLÓ? KONCERTEN VAGYOK!!! HOLNAP REGGEL NYOLCKOR!!! SZERVUSZ!!!’), a hangzás mindenért kárpótolt. még várdaival is tudtam beszélni pár szót, teljes volt a katarzis, szóval így kell kinéznie egy tökéletes estének.

Müziğimin ılık sularında ayaklarım

Bana karşı dikleniyorum / şüphelerle

Biraz kabuklanmışım düne nazaran

Hep yaşamasız mı kalacak yakın geçmişler?

Yaşadıkça yaşamasızlığı aramak

Hasretli gülücüklerle / mühtehzi

Uzayların keşfinde,

Bildikçe esiri olmak sonsuzluğun.

"Didaktik Uyandırma Servisi"

kıkırdayıp, yaşayıp gitmeleri unutmak.

Gitmemek için.

Gitmemeyi en iyi anlatacak hissedişlerden uzak kalmak.

Kalmak için…

Kalamamak kalırken.

Yarım kalmak…

"İlhan İrem / Tuhaf"

Az MLSZ főtitkára, Vági Márton az InfoRádió Aréna című műsorának adott interjújában beszélt Dárdai Pál szövetségi kapitányi kinevezéséről.

Az MLSZ főtitkára beszélt arról is, az embereket úgy próbálják meg majd visszacsábítani a stadionokba, hogy csökkentik a televíziós közvetítések számát, azok ugyanis népszerűbbek a spanyol rangadóknál is.Vági úgy vélte, a közvélemény még nem eléggé érett arra, hogy az átigazolási pénzek nyilvánosságra kerüljenek.”

MERHABA hayat

Savrulduk hep.
Herkesten ve her şeyden.

Çıtırdayıp dağılan odun ateşi alevlerinden, düştüğümüz yerlerde külleştik… Sarılamadan vurgun yedi kollarımız.

Kabuslar üşüştü gecelerimizden kalan uykularımızın üstüne. Bir dirhemlik zaman diliminde çaldırdık tüm izdüşümlerimizi. Cevaplar hep geç kaldı gönül soframıza, sorularımız ise hep illegal…

Hep ertelendik…

Hep erteledik son sözlerimizi…
Ve şimdi;
Geriye kalan kimsesizliğimizi taşıyıp omuzlarımızda,
vurup taştan taşa,
kanatıp düşüncelerimizi,
paramparça olan ellerimizi bırakıp masumiyetin tenine,
sokulup bir sıcak nefesin göğsüne,
koklayıp denizin mavisini,
uzanıp bir çift huzurun dizine,
soluklanıp yakamozlarda,
yaşayıp anın anını,
ayıp etmeden durabilmek için hayatın yüzeyinde,
ıslanıp buram buram,
aşkın kucağında
hayata ağız dolusu
bir sıcak somun ekmeği merhabası bırakma zamanı.
MERHABA hayat…

Liberia, Monteverde ve Puerto Viejo, Kosta Rika

Gunes batisi, Puerto Viejo..

Nikaragua’dan Kosta Rika’ya geçişle ilgili bir yazıya pek gerek yok çünkü pek maceralı değil, hatta çok kolay. 1 dolarlık otobüse biniyoruz, 1 saate sınırdayız. Sınır ilginç, orta amerika’nın en fakir ülkesinden, en zengin ülkesine geçiş yapıyorsunuz. Hatta Kosta Rika’ya orta amerika’nın Isviçre’si diyorlar. Birden her yer düzeliyor, ofisler klimalı, bilgisayarlar, düzgün sıralar, yeni binalar goze çarpıyor.

devami icin read more.. 

Keep reading

Birds are indicators of the environment. 🐦
If they are in trouble, we know we’ll soon be in trouble. ❌😱😨

#PW_RDay (at Shivaji Park, Dadar)

Gecenin on ikisi (az önce) telefon çaldı açtım iki kız kıkırdayıp duruyo Sibel diye meğer altıncı sınıftan arkadaşlarımmış isimlerini bile hatırlamıyorum kız bana diyo ki ”sen benim burun deliklerimle dalga geçerdin gülünce ineğe benziyosun derdin hani o kızım ben ” diyo asdfghjksdfghjk ya nefes alamadan kahkaha attım gece gece ya asdfghjklşasdf

O kız büyümüş ve Galatasaray üniversitesinde okuyomuş hay aklıma sıçayım asdfghjk

Hayır harbi duygulandım güldükten sonra çünkü o dönemler adı sanı bilinmeyen anadolu kasabası dedikleri cinsten bi yerde okuyodum telefon yok bişey yok nasıl olduysa bulup aramışlar ve o kadar tatlılar ki sanki kaybettiğim akrabalarım beni bulmuş sanki Sinan Çetin kapıyı ilk açışında beklediklerim gelmiş gibi bir his….. asdfghjksd

Ayrıca yedimde neysem yetmişimde de o olacağım bu yolda istikrarımı hiç bozmuyorum.