odale

anonymous asked:

Sizce, peygamberimiz (sav), kendine 1000 odalı saray yaptıran, binlerce liralık bardaklar kullanan bir lideri, kendi ümmetinin temsili olarak görür mü? Onun alçakgönüllülüğünü düşünür müsünüz bir dakikalığına, komşusu açken tok yatan bizden değildir diyen o cömertliği. İnsanlar yiyecek yemek bulamazken ve ülkede hala açlıktan insanlar ölürken, devletin başkanının 1000 odalı sarayda yaşamasını ne kadar doğru buluyorsunuz? Cevaplarsanız çok mutlu olurum, asla bir kötü niyetim de yok.

Orası ev değil, Cumhurbaşkanlığı Sarayı. Ve ülkemizi temsil ediyor. Cumhurbaşkanlığının gece kondu olmasını mı bekliyordun yani? Topkapı Sarayı'nı gezdin mi? Dolmabahçe Sarayı'nı? İstanbulda saray çok. E bunlar yapılırken şeyhülislam da vardı. Demek ki bir yerde ihtişam da gerekiyor ki bunu Osmanlı da yapmış. Ve Türkiye Cumhuriyeti bugün insanî yardımda dünyada birinci durumda. Ne o muhteşem ekonomisi ile ABD ne altın rezervleri ile Suudi Arabistan. Türkiye. Bu da 50 yıllık bir olay değil. Ak Parti iktidara geldiğinden beri resmi ve gayri resmi olarak mazlum milletlere giden paraların hesabı yok. Erdoğan'ın paraları sıfırlama hikayesi de bu konularla ilgili bir konuşmadan kırpmadır. Filistine ve Suriye'ye gayri resmi olarak çok büyük yardımlar gitti ve bunlar bütçede açık oluşturuyordu. Ve böyle bir diyalog geçti. Ben de yeterince iyi niyetli yanıtladım sanırım.

anonymous asked:

Afedersiniz, niyetim herhangi bir tartışma ortamı yaratmak değil. Genel olarak oyunu AKP lehine kullanan insanların bir konudaki görüşünü öğrenmek. 1000 odalı saray, son model lüks arabalar, ve bu konuda son derece inatçı bir tavır sergilemek İslam'ın ruhuna uyuyor mu?

uzun bi cevapla cevaplmak mümkün ama bir hadisi şerif sanırım olayı daha iyi anlatacak.( her zaman ki gibi)

“siz nasıl olursanız , öyle kişiler tarafından yönetilirsiniz.”

Bir ay sonra seçim var, hükümet “sağlıkta devrim yaptık” sloganıyla bir reklam yapmış. Reklamda üst düzey sağlık koşullarından filan bahsediliyor. Onlar konuşur akp yapar diyor. Övüyor da övüyor, yere göğe sığdıramıyorlar kendilerini.
O sağlık reklamını izler izlemez aklıma bu olay geldi. Daha geçen sene olan olay, teknoloji çağında, üst düzey ulaşımın sağlanması için duble yolların yapıldığı bu devirde bu olay yaşandı.
Hem de öyle bir yaşandı ki, bırakın bir babayı, herhangi bir insanın bile kalbini parçalayabilecek düzeyde acı vericiydi.
Halkına ölen çocuğunu bilmem kaç kilometre sırtında taşımayı reva gören bu hükümet, normal bir evi kendine hor görerek bin odalı saray yaptırdı.
Bakanlarına vasıfsız oğullarını zengin etme fırsatı verdi.
Bu insanlar traktör mazotunu 4-5 liraya alırken, onlar gemilerini en ucuz fiyatta verdikleri yakıtlarla doldurdu.
Bu insana ölen çocuğunu taşıtanlar oğullarını arayıp “paraları sıfırla” dedi.
Gençleri öldürdüler, gençliğimizi çürüttüler..
Kendi tarafında olmayan herkesi öldürdüler.
Yediler ülkeyi, yedikçe doymadılar, yiye yiye bitiremediler!

Altın tuvalete sıçan vali, 700 binlik saat takan bakan, zırhlı mercedese binen imam, 1100 odalı sarayda oturup 4 bin liralık çay içen cumhurbaşkanı..

bunlar hep   “Açlığını hurma ile bastıran”  peygamberin ümmeti işte..