klasak

19. Yüzyılda yaşayan kadınların sırrı

19. yüzyıldaki kadınlara baktığınız zaman pürüzsüz ciltleri, parlayan gözlerin ve ne kadar yerlerse yesinler incenik olan belleriyle hatırlarız. Beklide o zamanın kıyafetlerinden olsa gerek o zamana karşı ayrı bir ilgide duyarız. Korse heramanki gibi modasını o zamanda sürüdürürken kilolu bile olsanız sizi incecik gösterirmiş. Zayıflıklarını kıyafetle açıklasak ta peki ciltlerindeki pürüzsüzlüğe ne demeli. O zamanları stressiz dünyasımı yada organik yemelerinden mi kaynaklı bilinmez ama o dönemin kadınlarının uyguladığı birkaç yöntem var. Bu yöntemler şimdiki zamanda ne kadar geçerli ve kullanılır hatta sağlıklıdır bilinmez. O dönemin kadınların yaptığı şeylere örnek verecek olursak eğer; mesela haftada 3 kere keselenerek banyo yaparlarmış. Yani ölü hücrelerden haftada 3 defa arınıyorlar bu uygulanabilecek birşey. Banyo yaparlarken küvete mutlaka amonyak eklerlermiş. Çünkü gözenekleri açtığını düşünürlermiş. Tabiki bunu şimdilerde yaparmıyız bilmem. Gözlerinin içine parfüm sıkarlarmış gözleri büyük olup parlasın diye. Şuanda ne kadar sağlıksız bir uygulama bu. Yüzlerini sabah kalktıklarında yıkamazlarmış hatta banyoda dahi yüzlerini gliserin yağıyla pamukla temizlerlermiş. Buda günümüz koşullarında pek mantıklı gelmese gerek:)

Belli bir odanın belli bir köşesinde yaşıyoruz.

Belli bir yirmi kişinin belli bir koluyuz.

Beğenilerimiz battaniyenin etiketli kısmı gibi

Hangi tarafı sersek bilemiyoruz.

Tüm insanlar duvarlarla bölünüyorlar

Tıklasak, aynı şarkıyı söylüyoruz.

Tıklamıyoruz.

Görüyoruz, gülüyoruz, içiyoruz, özlüyoruz.

Boş pet şişeyi kediye fırlatıyoruz.

Kedinin ayak parmakları arasında

Gezgini arıyoruz.

19. Yüzyılda yaşayan kadınların sırrı

19. yüzyıldaki kadınlara baktığınız zaman pürüzsüz ciltleri, parlayan gözlerin ve ne kadar yerlerse yesinler incenik olan belleriyle hatırlarız. Beklide o zamanın kıyafetlerinden olsa gerek o zamana karşı ayrı bir ilgide duyarız. Korse heramanki gibi modasını o zamanda sürüdürürken kilolu bile olsanız sizi incecik gösterirmiş. Zayıflıklarını kıyafetle açıklasak ta peki ciltlerindeki pürüzsüzlüğe ne demeli. O zamanları stressiz dünyasımı yada organik yemelerinden mi kaynaklı bilinmez ama o dönemin kadınlarının uyguladığı birkaç yöntem var. Bu yöntemler şimdiki zamanda ne kadar geçerli ve kullanılır hatta sağlıklıdır bilinmez. O dönemin kadınların yaptığı şeylere örnek verecek olursak eğer; mesela haftada 3 kere keselenerek banyo yaparlarmış. Yani ölü hücrelerden haftada 3 defa arınıyorlar bu uygulanabilecek birşey. Banyo yaparlarken küvete mutlaka amonyak eklerlermiş. Çünkü gözenekleri açtığını düşünürlermiş. Tabiki bunu şimdilerde yaparmıyız bilmem. Gözlerinin içine parfüm sıkarlarmış gözleri büyük olup parlasın diye. Şuanda ne kadar sağlıksız bir uygulama bu. Yüzlerini sabah kalktıklarında yıkamazlarmış hatta banyoda dahi yüzlerini gliserin yağıyla pamukla temizlerlermiş. Buda günümüz koşullarında pek mantıklı gelmese gerek:)