kilite

Declare your love for cool tools and be a cut above the rest!  Girls on-the-go with modern, multifaceted style need to be prepared for anything that comes their way.  Enter life’s must-have accessory; the Swiss Army knife.  For centuries, these legendary tools have battled rogue threads on our cocktail dresses, smoothed chips in perfectly manicured nails and so much more.  Our pocketknife pal stays put in our purse and is as essential as lipgloss!  Aside from the obvious “fix-it” functions, we’re big fans of using this handheld toolbox to DIY. Read on to learn how you can create a coveted “kiltie” embellishment for heels in need of an overhaul.  

To create, trace and cut a template (almost like a stretched trapezoid) on paper.  P.S.- The size will depend on your shoe size.  Be sure to measure the template to the shoe before cutting and also leave a few extra inches toward the upper portion to tuck into the shoe.  Use your Swiss Army knife (on a cutting board with a flat surface) and cut two pieces of fabric.  Any type of suede or leather-like material works.  Use mini snips to cut two-inch slits. Continue to use snips to create an inverted “V” fringe.  Pierce two tiny slits with your knife half-way down.  Feed cord through the holes, leaving space for your ankle to fit in. Lastly, add a bead detail to the ends and tie a cute bow.   Get creative with your colors of materials, cords, and shoes-  mix and match your heart away…

Your  Swiss Army pocket knife pal is super sharp… your DIY style should be too!

Kadın şairler aşktan bahsettikleri zaman
Mangalın küle mahcubiyeti artar

Divitlerin ucu eğrilir akıtmaya başlar hokkalar
Ayırır denizin kibrini bin parçaya ünlü keman 

Donup kalır kadın şairler aşktan bahsettikleri zaman
Kefesi kibrit çöpü hissiyle ağdırılan terazi

Duyulur arş-ı âlâda ipsiz birinin çürümüş tahta perdelere
Attığı yumruk tangır tungur

Kala kalır açık kalır tentürdiyot şişesinin kapağı
Kadın şairler aşktan bahsettikleri zaman

İşitmek istemezsin çığlık istemezsin ah ü enîn
Nedir bu dersin ciyak ciyak
Sırası mıydı şu öğle vakti.

Kadın şairler aşktan bahsettikleri zaman
Kilidiyle kırk yıldır nikâh altında kalan defter yanar

Kilit kalır nikel kilit alevlerin büktüğü nikel kilit
Kadın şairler aşktan bahsettikleri zaman

Kadın şairler aşktan bahsettikleri zaman
Akvaryuma dalıp gitmek sırası bir türlü bize gelmez

Biblonun boyasındaki çatlağı fark ederiz
Kadın şairler aşktan bahsettikleri zaman
Bir bahane uydurup baklacılar konserine gitmeyiz. 

__İsmet Özel

“Hayatlar evler gibi olabilse keşke. Kapısına kilit vurup biraz dışarı çıkabilseniz. Selam veren tanıdıklara, kusura bakmayın ben bir süreliğine ben değilim, kendim de. tatildeyim” diyebilseniz.“
Ece Temelkuran

Vaktiyle bir padişah kendisine bir vezir bulmaya karar vermiş ve kocaman bir kapı yaptırmış. Yaptırdığı kapının ortasına onlarca kilit yaptırmış. Kimisi sürgülü, kimisi halka kilit derken baştan aşağı her tarafa kilit yaptırmış. Ve ondan sonra vezir adaylarını bir bir buyur etmiş. 🌿
İlk giren'e demiş ki: - “Sen benim vezirim olmak istiyorsun, değil mi?” O da : - “Evet efendim.” demiş - “Eğer benim vezirim olmak istiyorsan, şu kapıyı anahtar kullanmadan, levye kullanmadan, hiç bir alet kullanmadan açmanı istiyorum” demiş.
🌿
Vezir adayı şöyle bir dönmüş kapıya, bakmış ve demiş ki: - “Efendim bu mümkün değil, kaldı ki anahtar bile olsa bu kapıyı açmak saatler sürer.” O da demiş ki: - “Peki, sen git ötekisi gelsin.” Öteki gelmiş, ona aynısını söylemiş, O da demiş: “Efendim mümkün değil anahtar bile olsa…” Öteki gel, öteki gel derken, en son vezir adayı girmiş içeriye. Padişah demiş ki: - “Sen vezir olmak istiyorsan, şu kapıyı anahtarsız, levyesiz, hiç bir alet edavat kullanmadan açmanı istiyorum.”
🌿
Adam şöyle bakmış kapıya, bakmış, dönmüş demiş ki padişaha: - “Devletli Sultanım! Aslında aklım der ki: ‘Bu kapı böyle açmaya açılmaz.’ Lakin bize itmek düşer” demiş ve elini uzatıp o kapıyı şöylece ittiğinde kapının açılıverdiğini ve aslında kilitlerin hiç birinin kapalı olmadığını görmüş. 🎈🌻 Cenab-ı ALLAH’IN rızası nerede saklı hiç birimiz bilmiyoruz…
Belki bir yetimin başını okşayacağız şefkatle…
Belki bir kediye su vereceğiz merhametle…
Belki yanımızdan geçen ve hiç tanımadığımız birine: ‘Esselamu aleyküm ve rahmetullah’ diyeceğiz,
Bu yüzden Cenab-ı ALLAH’IN rızası hangi kapıda saklı diye, biz kullara itmek düşer..

EĞER

Eğer ben mutsuzsam Prok,

İnsanlardan değil, yaşadığım hayattan.

Eğer gözlerim sulu,

Dudaklarım anahtarı olmayan bir kilit gibi kapalıysa eğer,

Bilki insanlardan değil, içine sıkışıp kaldığım

Bu hayattan.

Arkamdan seslensen de duymuyorsam eğer,

Ve sana baktığımda o eski canlılığım yoksa,

Bilki insanlardan değil, bu kış havasının verdiği karamsarlıktan.

Sana eskisi gibi sarılmıyorsam eğer, senden değil bilesin

Bilki seni hep sevdim.

Eğer gündüzleri de uyumaya başladıysam,

Geceleri durduk yere uyanıyorsam,

Sürekli halsiz ve ağırlık içindeysem,

Anılar gözümde sık sık canlanmaya başlıyorsa,

Ben!

Durduk yere ağlıyorsam,

Uzaklaşıyorsam insanlardan,

Senden.

Kendimden.

Konuşmuyorsam hiç

Ve sulu gözlerle bakıyorsam etrafa,

Katı kaşlarımla süzüyorsam eğer bilmeden insanları,

O güzel günlerin geçtiği sokaklarda buluyorsan beni,

Bilki hastalandığımdan değil.

Yaşamak zorunda olduğum bu hayattan sevdiğim.!

anonymous asked:

Bende ara sıra kilit ekranı yapıyorum çalınırsa sahibi güzel sansınlar diye ne bilim belki gelip ben buldum diye yavşamaya kalkarlar bende alırım telefonu

Allah seni kahretmesin djspldaşkf

Helloğğ

Mitoloji vizesinden 100 üzerinden 200 almışım

Resmen Hermione Granger ilan ediyorum kendimi konu kilit

“Hayatlar evler gibi olabilse keşke. Kapısına kilit vurup biraz dışarı çıkabilseniz. Selam veren tanıdıklara, kusura bakmayın ben bir süreliğine ben değilim, kendim de. Tatildeyim, diyebilseniz.“

Ece Temelkuran

youtube

Linkin Park’ın en iyi şarkısı. Konu kilit.

Orta okulda manyak gibi Linkin Park dinliyordum, Chester’a da ne aşıktım ya. Sırf bunların şarkı sözlerini indirmek için internet kafelere gidiyordum ki o zaman pahalıydı. Diskete (floppy disk - liseliler bilmez) indiriyordum sözleri, sonra da eve gelip çeviriyordum hepsini. İngilizceyi öyle öğrendim ya ahah. O zaman MTV ile Viva müzik kanalları vardı, MTV’de böyle saçma sapan programlar yoktu, klip dönüyordu falan.

Limp Bizkit daha popülerdi o zamanlar, ben kıskanıyordum, Linkin Park daha kaliteli yeaa, siz ne anlarsınız falan diye tartışıyorduk okuldakilerle. Yıllar sonra artık o kadar dinlemediğim halde Limp Bizkit piyasadan kaybolup bunlar albüm çıkarınca bile sevinmiştim “ben hep biliyodum yaa” diye asdjk, nasıl benimsemişsem.

Sonra lisede sadece metal dinleyip başka bir şey dinleyen herkese ezik ve boş kafa olarak bakmıştım, şimdi bile günlüklerimi okuyunca halime gülüyorum ulan ne ergendik be.

Üniversiteye doğru tabii biraz daha ufkum açıldı, şimdiyse her telden bi sürü kaliteli müzik dinliyor ve hala müziksiz bir kaç saat bile geçiremiyorum <3

Muhakkak bir adım gerisindeyim kendime ait olan duvarın. Muhakkak ki, tırmanma izinden dahi yoksun tüm duvarlarım. Aşılmamış, aşılması denenmemiş, düşme korkusuyla niyetlenilmemiş bile. Korkaklığım önüme ördüğüm duvar kadarsa, cesaretim de atamadığım adım kadar, evet. Buysa kabullenilmesi güç nice güçsüzlükler, buradayım, duvarın ardında. Herkesten her an gitmeye meyilli halim ve peşimden sürüklediğim bavulum, bir de sanki kendi ağırlığım yetmezmiş gibi omzuma aldığım nice yüklerle ruhumun istasyonlarına gidebiliyorum bir tek. Sonra yüzümde fazlasıyla makyaj, gizlesin diye gözyaşlarımın hırçınlığını. Sonra yağmur, sonra fırtına, sonrası kilit tüm kapılarıma. Her yere ve her yerden gitmiş olmak yetmiyorsa kendime olan yolculuğa, adım adım gerilemek kaldı rıhtımıma da. Sahilimde duvar, denizimde dalga, yüreğimde hortum… En tehlikelisi de benim, kendim için. Ben varım, korkularla yüzleşemeyen ama dimdik. Duygusunu da duygusuzluğunu da gizleyebilen, kini kendinden büyük, tek bir kelimeyi dahi unutmayan, unutamayan ve unutamayacak olan, boyundan büyük acılarla köşe bucak ve çokça saklı olan bir ben. Ben varım. Buradayım. Duvarın ardında. Mine POLAT

Vaktiyle bir padişah kendisine bir vezir bulmaya karar vermiş ve kocaman bir kapı yaptırmış. Yaptırdığı kapının ortasına onlarca kilit yaptırmış. Kimisi sürgülü, kimisi halka kilit derken baştan aşağı her tarafa kilit yaptırmış. Ve ondan sonra vezir adaylarını bir bir buyur etmiş. 🌿 İlk giren'e demiş ki: - “Sen benim vezirim olmak istiyorsun, değil mi?” O da : - “Evet efendim.” demiş - “Eğer benim vezirim olmak istiyorsan, şu kapıyı anahtar kullanmadan, levye kullanmadan, hiç bir alet kullanmadan açmanı istiyorum” demiş. 🌿 Vezir adayı şöyle bir dönmüş kapıya, bakmış ve demiş ki: - “Efendim bu mümkün değil, kaldı ki anahtar bile olsa bu kapıyı açmak saatler sürer.” O da demiş ki: - “Peki, sen git ötekisi gelsin.” Öteki gelmiş, ona aynısını söylemiş, O da demiş: “Efendim mümkün değil anahtar bile olsa…” Öteki gel, öteki gel derken, en son vezir adayı girmiş içeriye. Padişah demiş ki: - “Sen vezir olmak istiyorsan, şu kapıyı anahtarsız, levyesiz, hiç bir alet edavat kullanmadan açmanı istiyorum.” 🌿 Adam şöyle bakmış kapıya, bakmış, dönmüş demiş ki padişaha: - “Devletli Sultanım! Aslında aklım der ki: ‘Bu kapı böyle açmaya açılmaz.’ Lakin bize itmek düşer” demiş ve elini uzatıp o kapıyı şöylece ittiğinde kapının açılıverdiğini ve aslında kilitlerin hiç birinin kapalı olmadığını görmüş. 🎈🌻 Cenab-ı ALLAH’IN rızası nerede saklı hiç birimiz bilmiyoruz… Belki bir yetimin başını okşayacağız şefkatle… Belki bir kediye su vereceğiz merhametle… Belki yanımızdan geçen ve hiç tanımadığımız birine: ‘Esselamu aleyküm ve rahmetullah’ diyeceğiz, Bu yüzden Cenab-ı ALLAH’IN rızası hangi kapıda saklı diye, biz kullara itmek düşer..

kendini çirkin hisseden bir kadın sevdiği adamın “güzelim” demesiyle kendini dünyanın en güzel kadını hissedebilir, konu kilit.

Ben “lan çok özledim” diyip, cebimdeki parayla alabileceğim saati en bok ama en ucuz uçak biletini almışım antep'e gidicem diye.
Ertesi gün şehir dışında okuyan arkadaşım gelmiş, istanbul mu eskişehir mi diye düşünürken
Ertesi gün başka bi arkadaşımla görüşmeye giderken merdivenden düşüp ayağımı sakatlamışım

Sabahtan beri yalnız başıma park edildiğim yerde oturuyordum. Şimdi de eşek yüküyle içip arayan bir kafası güzel arkadaşıma “tamam görüşürüz” diyip telefonu kapatmak zorunda kalmışım. Halbuki bayağı bi gülerdim ben konuşsaydık.

Ya ben cenabetliğimi tartışmaya kapatıyorum. Bu konu kilit. Shdhff

Kötü yazdım ama kötü de hissediyom yani bu komik deyil

Her seyin ortasinda hicbir sey olmayi secmis, gelen gecenlerin ortasinda durmus ama hicbir akisi engellememis, duraksatmamis olmanin verecegi yük ne kadardir? Hic bunu sorgulayacagim aklima gelmezdi. Nörtlesmis biri, kötü biri miyim diye ne kadar dert eder? Hic boyle hissedecegim aklima gelmezdi. Kim oldugun hakkinda edindigin bilgilere guvenememek ne aci. Karaktersiz sifati , yahut yumusatilmis halde “senin durusun yok” tabiri, uzerine uzerine tükürülmüsken, goz yasi dokup pecete kullanmamak nasil bir bas kaldiri? Yak bir sigara.. iki, üc. Kapat su sarkiyi, alkolu de kes. Uyu hadi. Yok olmuyor. Secimsizligi sectim.. bunun da bir sorumlulugu oldugunu unuttum. daya silahi kafana. Kimseye hesap vermek zorunda olmayislarim, ölmek zorunda degildi demelere karisir. Zorunda olmamak, buydu kurtulus , buydu kilit. E nerede cennet, nerede mahser?