image

Üst kata taşınan iki öğrenciden tedirgindi adam. Daha sonra oğlanlardan biri kayboldu, onun yerine eve bir kızın yerleştiği gözümlendi.

- Olmaz ki!

dedi adam.

- Ne olmaz ki?

dedi karısı.

- Oğlanlardan biri kayboldu, eve bir kız geldi, yerleşti.

- Sana ne?

- Olur mu canım? Genelev mi burası?

- Özel ev! Herkesin özel evi, sana ne üst kattakilerden?

- Durumu polise bildirmek lazım.

- Niçin?

- Söyledi ya başbakan; kız erkek birlikte oturamaz, dedi. Öyle komşularınız varsa, hemen polise ihbar edin, dedi. Ben derhal karakola gidiyorum.

diyerek ayaklandı adam.

- Bırak allahaşkına, ne işin var karakolda! Üst kattakilerin bize bir rahatsızlık verdiği yok.

dedi karısı.

- Hayır hayır, onların birlikte oturduğu ortaya çıkar, biz ihbar etmediğimiz için suçlu duruma düşeriz!

diyerek çıktı evden adam. Karakola gidip durumu bildirdi, adres verdi.

Talimatlı polis dayandı üst katta oturan oğlanın kapısına. Oğlan kapıyı aralarken daldılar içeri. Kız masada oturmuş ders çalışıyordu.

- Bu evin kiracısı sen misin?

diye sordu polis.

- Evet.

dedi oğlan.

Bu kız kim?

diye sordu polis.

- Canan.

diye yanıtladı oğlan.

- Birlikte mi oturuyorsunuz?

- Evet.

diye yanıtladı Canan.

- Oturamazsınız.

deyince polis;

Biz evliyiz memur bey.

dedi oğlan. Polis duraladı, sonra:

- Evlilik cüzdanı görebilir miyim?

dedi.

- Cüzdan yok memur bey. Biz imam nikahlıyız!

dedi Canan gülümseyerek.

Polisler özür dileyip gittiler. Giderken alt katın kapısını çalıp, muhbir vatandaşa, dini bütün insanları rahatsız ettiği için fırça çekmeyi de ihmal etmediler.

Bugün Ankara Aydınlıkevler'de Sözlü Tacize Uğrayan Ve Darp Edilen Bir Arkadaşımın Olayı Anlattığı Yazısı:

Bugun bir kez daha bu ulkenin zihniyetinden de insanindan da bir halt olmayacagini anladim. Aydinlikevlerde islerimi bitirmis, bir kutu Aoç dondurmasi almis yiye yiye eve yuruyordum. Trafik sebebiyle duran bir kamyonetten iki uc defa opucuk atildi duymazdan geldim daha sonra sozlu tacizin siddeti artip da tahmin edeceginiz uzere yalamak fiilini ihtiva eden nahos laflar da edilmeye baslaninca dayanamadim kamyonetin yanina gidip “ne diyosun lan sen ?!” diye bagirip acik pencereden adami ittirdim, bunun uzerine adam efelenip kafami kapiya vurdu, sacimi cekerek hareket etmemi engelledi, tokat atti ve bunlar 2.5-3 dakika kadar surdu. Sozlu tacize ugradigim yetmezmis gibi darp da edildim anlayacaginiz. Adama butun gucumle karsilik vermeyi denesem de takdir edersiniz ki bir kadin olarak basetme sansim pek yoktu. Adama bagrislarim, kavgamiz herkes tarafindan duyuldu. Koca koca adamlar arabalarindan inip kenarda olayi izlediler ve kimse herhangi bir mudahalede bulunmadi. Adam beni biraktigi an arabanin plakasini alip, bu isin burda bitmeyecegini soyleyerek karakola gittim. O sokaktaki amcalar arac gittikten sonra sadece bos bos suratima baktilar. Bir kadin arabasinin penceresini indirip karakola goturmeyi bile teklif etmeksizin sadece ne olursa olsun karsilik vermemem gerektigini, adamin beni oldurebilecegini soyleyip cekip gitti. Yoldan gecen kizlar aralarinda fisildasarak, suratima kacamak bakislar atip yanimdan gectiler. Anlayacaginiz herkes bir piyes izlermis edasinda olaya seyirci kaldi. Darp raporu almak icin beni hastaneye goturen polis memuru “bu olay cok yaygin, kimi kiz, adamin arabasi iyiyse yanina atlayip gidiyor bile. Kimse sikayetci olmaz zaten. Ben adalet sistemine de guvenmiyorum” minvalinde gevsek gevsek yorumlar yapti. Ifade verirken iyi ki dedim iyi ki etek ya da tahrik edici(!) bir sey giymemisim, iyi ki yedigim dondurma kulahta falan degildi, kaptaydi(polis memuru bunu da sordu.) Olayda sorumluluk bana dusmese de sucum(!) var mi diye sorguladi beynim, kendini bastan asagi suzdu. Cunku benim zihnim bile erkek dusunur, erkek gorur, erkek hisseder olmus. Feminist edebiyati yapmiycam keza hic hoslanmam ama onca kadin haklari bikbiklerimin uzerine ben bile durup kendime bir kere de olsa goz gezdirdiysem kriz aninda toplum yargilamalari nasil da bilincaltimizdan cikip beynimizi kontrol ediyor ve bizi hastalikli dusuncelere sevk ediyor, siz tahayyul edin. Dusunun ki dondurma kulahta degildi diye oh cektim, pantolon giymenin rahatlamasini yasadim. Taciz, halim boyle olmasa kabul edilir bir seymis gibi ! Eve gelince olayi anlattigim annemse hakli(?) olarak ya basima bir sey gelseydi korkuysuyla hala kirk donuyor evde. 
"Ya basima bir sey gelseydi ?" 
Bu korku sanirim bunca tacize ugrayan kadini susturan, bu korku yolda durup da olayi patlamis misir esliginde izlemeye cekinmeyecek adamlari olaya mudahil olmaktan alikoyan, bu korku darp eden adama bu haddi veren. Pek sevmedigim bir adamin pek sevdigim bir lafi vardi:
"Bir ulkede namuslular da namussuzlar kadar cesur olmazsa o memleket batar." Biz ne zaman ki boyle seyleri "cesaret" olarak gorduk, ne zaman ki sahip olmamiz gereken ozellikler "idealist" sifatiyla etiketlendirildi ne zaman ki kapilarimizi kilitleyip, mulkiyeti kutsayan kerli ferli yasalar yaptik, ne zaman ki modernlestik de modernlestik iste o zamandan beri insanoglunun da boku cikti. Humanistlik mi ? Sikmisim humanistligini. Benim artik hicbir seye inancim yok. Ozellikle "insan"a.

Bunu yazıyı yayınlayarak “Ankara Aydınlıkevler’de taciz oluyormuş aman kızlar dikkatli olsun usturuplu giyinin” veya “size laf atana dönüp bakmayın, sessizce yolunuza devam edin” demek istemiyorum, öyle bir sonuç çıkartılmasın.

anonymous said:

Senin ağzına sıçanların beynini sikiyim onları az öteye kaydırıp dar bir sokakta yumruklayarak döviyim sonra arkama bakmadan karakola gidip suçluyum diyim

Hahahah hangi birinden başlıyıcan be güzel arkadaşım? İşte bu mantıkla içime ataa ata patladım şuan.

...

Geçen yıl bir haber takılmıştı gözüme..

Anadoluda bir ilçe, şimdi hatirlayamadım. 
Bir amca pazardan tütün alıyor. Evine gidiyor.
Belliki Dertli, Tiryaki.. 
Saracak, parlatacak. 

Ama adama rahat yok. Akşam eve polisler dalıyor. Neymis, ihbar varmış. 
Poşette ne var diye soruyorlar, tütün. Bakiyorlar, tütün. 

Kusura bakma, bir yanlış anlaşılma olmuş. Ama yinede karakola gelip ifade vermen, imza atman gerekiyor diyorlar. Amca yok mok dese de nafile.. Alıyorlar adamı sürüye sürüye götürüyorlar.

Adamcagiz ertesi gün tütüne tövbe ediyor.

Neden anlattim şimdi bunu?
Çünkü bugün bir naber daha takıldı gözüme..

Deniz Seki var, şarkıcı hani, bilirsiniz.

Birkaç aydır Uyuşturucudan yakalama emri var.

Bir kaç güne Albüm çıkarıyor!

Herkes görüyor, kimse ihbar etmiyor.

Herkes biliyor, kimse evine dalıp, almiyor.

***

Özetle, diyeceğim ve görünen de o ki;

Türkiye de Adalet, Hayat Kadını isminden ibaret!

Birde, bir siyasi partinin isminde geçiyordu sanırım!

Yeni Haberler için Halkın Habercisi - Bağımsız Habercilik

Haber Adresi:http://www.halkinhabercisi.com/nakliyeciden-polise-dayak-suclamasi

Nakliyeciden polise ‘dayak’ suçlaması

İzmit’te arkadaşlarıyla birlikte evinde alkol alıp yüksek sesle müzik dinleyen 41 yaşındaki nakliyeci Harun Karslı, komşularının şikayeti üzerine eve gelen polislere direndiği gerekçesiyle, hem evinde, hem de götürüldüğü karakolda dövüldüğünü iddia etti.

Elleri kelepçeli olarak karakoldan kaçan ve amacının savcıya darp izlerini göstermek olduğunu söyleyen Harun Karslı, peşine düşen polislerin bu kez daha şiddetli dayak attıklarını önü sürdü.

İzmit’in 28 Haziran Mahallesi Dere Sokakta oturan ve nakliyecilik yapan Harun Karslı, 3 gün önce arkadaşlarıyla birlikte evde alkol almaya başladı. İlerleyen saatlerde müziğin sesini açınca, çevredeki komşuları Bekirpaşa Polis merkezini arayarak şikayette bulundu.

‘YEMEKHANEDE DÖVDÜLER’

Şikayet üzerine polisler saat 04.00 sıralarında eve gelip Harun Karslı’yı karakola götürmek istedi. Buna direnen Karslı ile polisler arasında iddiaya göre tartışma çıktı. Polis ekipleri, elleri kelepçeleyerek Kocaeli Devlet Hastanesi’ne götürdükleri Karslı’yı sağlık raporunu aldıktan sonra karakola götürdü. Burada polislerin kendisini dövdüğünü iddia eden Harun Karslı, “Polisler beni ekip otosunun içersinde ve karakolda dövdüler. Nezarathanede kamera olduğu için beni karakolun yemekhanesine götürüp orada darp ettiler” iddiasında bulundu.

ELLERİ KELEPÇELİ KARAKOLDAN KAÇTI

Karakolda bir ara polislerin elinden kurtulup kaçmayı başardığını da söyleyen Karslı konuşmasına söyle devam etti:

“Karakoldan ellerim kelepçeli kaçtım. Yaklaşık 200 metre koştuktan sonra bir vatandaş önüme çıkıp beni yere yatırdı. Arkadan gelen polisler de beni yeniden karakola götürüp bir daha dövdü. Yüzüme biber gazı sıktılar. Amacım tanıdığım bir savcıya gidip darp izlerini gösterip düştüğüm durumu anlatmaktı” diye konuştu.

Daha sonra sevkedildiği savcılıkta bırakılan Harun Karslı, hastaneden rapor aldıktan sonra avukatı aracılığıyla darp raporlarıyla birlikte Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu söyledi.

 

 

Diyarbakırda bir şahıs, 12 yaşındaki kızı tişört giydiği iddiasıyla satırla yaraladı

Mutlak HaberDiyarbakırda bir şahıs, 12 yaşındaki kızı tişört giydiği iddiasıyla satırla yaraladıMutlak HaberHaberi duyan kızın yakınları ve Sur ilçesinde ikamet eden vatandaşlar, karakolu basmak istedi. Olay yerine çok sayıda çevik kuvvet ekibi sevk edilirken, polis ekiplerinin dağılın uyarısına aldırış etmeyen grup, karakola taş ve havai fişeklerle saldırdı …

Text
Photo
Quote
Link
Chat
Audio
Video