Watch on gezegentozununarsivi.tumblr.com

Güneş Rüzgarları,Güneş’in Manyetik Alanı ve Dünya’nın Manyetik Alanı arasındaki etkileşimle Kutup Işıklarının nasıl oluştuğunu anlatan güzel bir animasyon.

This animation video includes  the relations between Solar wind and Magnetic field that how to creates northern lights/auroras on our planet.

gezegentozu replied to your post: soundgarden

soundgarden ankara’ya da uğrayacaktı başta,özellikle kings of con. için gitmeyi istiyordum ama son anda iptal ettiler ankara ayağını.ve yelkenler suya indi.gitmene ve eğlenmene sevindim açıkçası :)

keşke iptal olmasaymış, sahiden çok başarılılardı. ama izleyici kitlesi o saate kadar küp gibi içtiği için, car car car konuştular. adamlar da rahatsız oldu bu durumdan, sahneden inseler yeriydi yani :/ umarım bi dahaki konserlerine gidebilirsin :)

Watch on gezegentozununarsivi.tumblr.com

Yukarıdaki videoyu çok zaman önce izlemiş ve burada yeniden bloglamıştım.Ardından ışık kirliliği denilen günlük hayatımızda pek yeri olmayan durumu biraz araştırmaya koyulmuştum.Küçük bir taramayla herkesin netten bulabileceği bilgileri derledim ve en azından ülkemizde de başta astronomi ile ilgili olan kurumların bu konu üzerine eğildiklerini görmüş oldum.Fakülte için fanzin çıkarmak gibi bir durum söz konusu olmuştu geçen ay,o zaman burada daha önce yazdığım Kutup Işıkları konulu yazıyı derleyip vermeyi düşündüğüm de ışık kirliliği konusunu da ekleme gereği duydum ki netten araştırmam ve videoyu izlemem o aralığa denk gelmişti.Bu ön bilgiden sonra,genel hatlarıyla ışık kirliliği yazısını paylaşacağım.

Ayrıca yukarıda videonun ait olduğu site :  losingthedark

Işık Kirliliği

   Günümüzde, Dünya nüfusunun artışı ve teknolojinin gelişimi ile birlikte çevreye dair sorunlar artış göstermektedir.Bu sorunlardan neredeyse bilinmeyen,ülkemizde yeni yeni duyulmaya başlayan bir sorun ise Işık Kirliliği’dir.

   Işık Kirliliği,kamunun ortak kullanım alanlarında yapılan aydınlatmada, gerektiğinden fazla ve yanlış yönde, yanlış zamanda ışık kullanılması şeklinde tanımlanıyor.Bu durumun neden olduğu birkaç olumsuzluk var.Üretiminde zorluk çekilen elektrik enerjisi,şehir nüfusunun artması ile kalabalıklaşan şehirlerde,açık alan aydınlatmalarında fazlaca gereksiz kullanılarak boşa harcanmaktadır.Gözün alışık olduğu aydınlatma düzeyini aşan ışık,gözün görme yetisinin bozulmasına,nesnelerin görünürlüğünün kaybolmasına ve dolayısıyla gece yol güvenliğini olumsuz etkilemektedir..Ayrıca ışık kirliliği,gecenin doğal karanlık düzeyini bozduğu için,canlıları da olumsuz etkiliyor.Göçmen kuşlar geceleri yıldızlardan faydalanarak yollarını bulurlar,ancak şehir ışıklarının çekiciliğine kapılıp yollarını kaybedebiliyor ve hatta bu yüzden ölebiliyorlar.Aynı şekilde deniz kaplumbağaları da geceleri kara ile deniz arasındaki aydınlık farkından faydalanarak,denize ulaşmaktadırlar.Sahile yakın yerlerdeki kuvvetli aydınlatma,kaplumbağaların deniz yerine şehir yönüne gitmelerine ve ölümlerine neden olabiliyor.

   Uzaydan uydularla alınan gece görüntülerinde dış aydınlatmanın lambalarından çıkan ışığın büyük bir kısmının uzaya gittiği tespit edilmiştir.Bu bir çeşit enerji kaybıdır.Bunun yanında atmosfer içinde yayılan ışık ise moleküller ve tozlar tarafından her yöne saçılıyor,gece gökyüzünün parlaklığını artırıyor ve bu da gökyüzünün doğal güzelliğinin,başta içinde bulunduğumuz galaksinin,görülmesine büyük bir engel oluyor.Yapay gök parlaklığı,amatör gökbilimcilerin ve vatandaşların gökyüzünü izlemelerini engellemektedir.Gözlemevleri,şehirlerden uzakta olsa bile,bu sorunu yaşamaktadırlar.İçinde yaşadığımız evrenin kökenini,yaşını ve yapısını anlamak için incelenmesi gereken uzay cisimlerinin şehir ışıklarıyla gözden kaybolması üzücü.Yapılan bir araştırmaya göre,İstanbul’da iki bine yakın yıldız gözlenmesi gerekirken sadece yirmi tane gözlenebilmektedir.

   Işık kirliliğinin kontrolünde en büyük problem, ışık kirliği kavramından haberdar olunmamasıdır.Alınabilecek önlemler arasında,geceleri yapılan aydınlatmanın ancak çok gerekli ise yapılması, varlık algılayıcılarının veya zaman sayaçlarının kullanımının yaygınlaştırılması, ışığın gökyüzüne değil yere doğru yönlendirilmesi ve gözlem istasyonları etrafında yerleşimden kaçınılması yer almaktadır.

Kaynak : tug.tubitak.gov.tr , akat.org , isikkirliligi.org , cevreonline.com , astronomidiyari.com

Nedir bu Kutup Işıkları?

Kutuplara yakın bölgelerde yaşayan insanların gördüklerinde korkup mistik anlam biçtikleri rengarenk ışıklar, yakın zamanda izlediğim filmde görmem ile aklıma takıldı.Orada olup canlı görebilmenin güzel bir duygu olacağı beni heyecanlandırıp harekete geçirdi.Geçmişte kimi mitlere yol açan bu kutup ışıklarının neden olduklarını,çeşitlerini,fiziğini hatta kimyasını  google’dan ve özellikle Bilim-Teknik dergisi arşivinden okudum.Henüz okulda manyetik alan konusuna giriş yapmadığımızdan manyetik alan’a dair çok fazla teorik bilgiyi eleyip en anlaşılabilecek şekilde aktarmayı düşünüyorum.Aksi takdirde tüm bilgilerin havada kalacağını düşünüyorum.

Kutup ışıkları diğer bir adıyla Aurora, kutup bölgesinde ve bu bölgeye yakın enlemlerde zaman zaman gözüken bir gökyüzü olayı.Gökyüzünde hareketli bir renk gösterisi de denilebilir.Nette bulduğum fotoğraflarda genelde perde şeklinde,bunun yanında ışın,spiral,halka şeklinde ve belli bir fırtına esnasında gözüktüğünde hareketli olarak görülmekte.Peki nedir bu kutup ışıklarının ilgi çeken yanı? Zaman zaman yeşil,mavi,mor,kızıl ya da sarımsı şekilde gözükmeleri tabii ki. Kimi zaman günbatımlarında görülen pembemsi görüntü bile insanı ilginç gelebiliyorsa böylesine daha az bir alanı kaplayan bir renk şöleninin ilgi çekmesi gayet normal.Bunun yanında bana göre oluşmasının nedenleri görüntüsünün güzelliğine daha bir güzellik katıyor.

Oluşumuna gelirsem…Bu görüntüleri ilk gördüğümde yorumum buzdan yansıyan ışıktır olsa olsa demiştim.Nitekim durum bu kadar kolay değil.Kutup ışıklarının oluşmasında yazılanlara göre üç etken var  : Dünya’nın atmosferi,Manyetik alanı ve Güneş rüzgarları. Bilindiği gibi atmosfer,yerküreyi saran katmanlardan oluşmakta.En dış katmanı olan İyonosfer,içerisinde iyonize olmuş parçacıklar içermektedir.İyonosfer’den söz etmemdeki neden,güneş rüzgarlarının getirdiği parçacıklarla etkileşimleri sonucu kutup ışıklarının oluşması.Peki,güneş rüzgarları nedir? Kutup ışıklarına dair okuma yapana kadar böyle bir tabirden haberim yoktu.Kısaca açıklarsam,Güneş oldukça sıcak.Yüksek enerjili parçacıklar içermekte,bu parçacıkları püskürterek uzaya yaymakta ve Güneş’in sahip olduğu manyetik alan ile püskürtülen parçacıkların birlikteliğine “Güneş Rüzgarları” denilmektedir. Son olarak Güneş’in manyetik alanı ve gezegenleri saran manyetik alan arasındaki etkileşim parçacıkların gezegenlere ulaşmasını neden oluyor.Etkenleri açıkladıktan sonra,oluşum kurgusundan biraz söz edeyim : Güneş’ten püskürtülen yüklü parçacıklar,Güneş’in ve Dünya’nın manyetik alanının etkisiyle Dünya’ya çekilmekte.Dünya’nın etrafında oluşan Manyetosfer bu parçacıkları kuzey ve güney kutuplarına yönlendirir.Kutup bölgelerinde oval şeklinde toplanırlar.Bu ovalin kalınlığına bağlı olarak kutupların yanı sıra,İskandinav ülkelerinin kuzeye yakın bölgelerine yayılırlar.Yüksek enerjili bu parçacıklar,İyonosfer’de diğer parçacıkları uyarır.Uyarılmış bu yükler,kazandıkları enerjiyi dışarı verirken kutup ışıkları diye adlandırılan ışımalara neden olurlar.Bu yük çarpışmaları sırasında eğer oksijen ile çarpışılmışsa yeşil-mavi ışıklar oluşmakta,nitrojen ile çarpışılmışsa kızılımsı ışıklar oluşmakta.Renk şöleninin yanında duyabilen sesleri de var.

Devamı gelecek…

3

Yaklaşık bir aydır Satürn görüş alanımızda. Jüpiter-Ay ikilisi keyfinden sonra sıra Satürn’de. Birkaç gündür penceremin baktığı yön olan Güney tarafında saat 9’dan sonra parlak cisimler gözlemeye başladım. İşte bunlardan birinin Satürn olduğunu biliyor ama hangisi olduğunu kestiremiyordum. Ay her zaman olduğu gibi bulmakta kolaylık sağlıyor. Bir sorun vardı,parlak olan iki cisim ve bir de bunlardan az parlak olan bir cisim vardı. Sonuç olarak oluşturdukları dik üçgeni fark etmem hangisinin ne olduğuna karar vermemde çok işe yaradı. Daha sonra kırpık kırpık olduklarını fark ettim diğer ikisinin gerçi.

Saat 22:00 civarı pencereden yukarı bakınca dik üçgeni yakaladım ve fotoğraflamak istedim umutsuzca. Neyse ki biraz belli olmuş. Oynayınca zaten daha iyi gözükür durumda. Çatının sivri ucunun hemen üstündeki Satürn, dik üçgenin tepe açısında bulunan Arktürüs ve Stellarium’da işaretlediğim ise Başakçı(Spika),  kendisi Başak takımyıldızının bir üyesi imiş.

Böyle adlarını söyleyip geçmek olmaz, bir gün nedir, ne değildir bu yazmayı düşünüyorum.

Işık Kirliliği Üzerine Yazılar

Eski dergileri karıştırırken National Geographic Türkiye’nin Kasım 2008 sayısına rastladım. Aldığım zaman dikkatimi çekmeyen ama geçtiğimiz aylarda ilgimi çeken bir konu üzerine yazılanları görünce epey sevindim. Burada daha önceden yazdığım Işık Kirliliği adlı yazının sıkıcılığını kıracak ve astronomiden çok canlılar üzerine etkisini inceleyen yazıyı paylaşmak istedim. Arşivden :

Kaybolan Gecemiz

Yazının sadece bir kısmı verilmiş,sol tarafta ‘Mercek’ başlığı altındaki resimlerle de ek bilgiler verilmiş. Dergide bulunan yazının tamamı kadar olmasa da faydalı olduğunu düşünüyorum. Ayrıca tamamının ingilizcesi de burada.

Ek olarak, daha önemli olan kısım bu konudan sonra yazılan yazıda bulunuyordu bence. Ülkemizdeki Işık Kirliliği durumu, çalışmaları, dikkate alınıp alınmaması kısa da olsa yazılmış. Derleyerek hazırladığım yazıda enerji kaybından söz etmiştim ama ne kadar olduğu ve buna dair yapılan çalışmalar yer almıyordu, bu nedenle paylaşmakta fayda var. Arşivde yoktu lakin başka bir siteden pdf hali :

Kirlenen Karanlık

Aydınlığın simgesi bir kadın : Marie Curie

"…Polonyumu bulmuşlardı ama henüz iş bitmemişti. Geride kalan ‘değersiz’ filizlerdeki radyoaktiflik daha güçlüydü. Çalışmalarını sürdürdüler ve 1898’in son günlerinde radyumu buldular. Radyum elementinin bugün kullanıldığı alanlara baktığımızda, harcanan bunca emeğe değdiğini rahatlıkla anlıyoruz. İlk olarak tıpta kullanım alanı bulan radyum, çok yüksek paralar karşılığı alınır satılır olmuştu. Curie’ler ise radyum elde etmenin patentini almayı redediyorlar ve kapitalist sistemle hiç bağdaşmayan düşünceler ileri sürüyorlardı : Onlara göre bir bilim adamının buluşlarından maddi çıkar sağlamaya hakkı olamazdı. Bilim ve onun sağladığı olanaklar bütün insanlığın malıydı çünkü. O günlerde bir gram radyumun değeri 750 bin altın frank olarak hesaplanıyordu ve Curie’ler milyoner olmayı reddediyorlardı. 1920 yılında kendisine "Şu dünyada en çok istediğiniz nedir?" diye soran gazeteciye, "araştırmalarımı yürütebilmek için bir gram radyumun olsun isterdim ama bunu alamam. Radyum benim keseme göre değil, çok pahalı bir şey" diyen Marie’nin sözleri bu sistemin yarattığı trajediden başka ne olarak adlandırılabilir ki?" 

(evrensel kültür dergisi / aralık 2000)

Bilim insanının onurlu olmasına güzel bir örnek. Yüzyıllardır süregelen bir şeye de örnek aslında, paranın bilimi sınırlandırmasına… Askeri araçlara bir yıl için ayrılan paranın, uzay çalışmalarının belki on yılına denk gelecek paraya denk olması gibi. Uzay çalışmalarını bunun en uç örneği, sağlık ve eğitim üzerine yatırım yapılması dururken.

7

Başka gezegenlerdeki Kutup Işıkları

Dünya’nın kutup ışıklarını daha önceki yazılarımda biraz olsun açıklamıştım.Güneş’ten yayılan parçacıklar tahmin edildiği gibi diğer gezegenlere de etki etmektedir.Ama bunun dışında başka nedenlerden dolayı kutup ışıkları görülen gezegenler vardır.Kısa bir sürede araştırdığım için kısa bilgiler aktaracağım.Üç gezegen hakkında bilgiye ulaştım,diğerlerine dair bir bilgi bulduğumda ekleyeceğim :

Satürn’deki kutup ışıkları , Dünya’dakilerine oldukça benzemektedir.Güneş’ten gelen parçacıklar sayesinde kutup bölgelerinde oluşmaktadırlar.Bir farkı ise,bu ışıklar morötesi bölgede gözüktüğünden gezegen dışından görülebilirler.

Jüpiter üzerinde görülen auroralar ise Io adındaki uydusundan fırlatılan parçacıklar sayesinde oluşur.Bu parçacıklar Jüpiter’in manyetik alanı tarafından yakalanır.Dış katmana erişip hidrojenle çarpışır ve ışık etkisi oluşur.Buradaki ışık şiddeti,Dünya’dakinden bin kat daha güçlüdür.

Uranüs üzerinde iki tip aurora görülmektedir.Birinci tip,kutup noktalarında ; ikincisi ise gezegenin orta bölgelerinde gözleniyor. Birinci tipin Uranüs’ün uydusu etkisiyle oluştuğu,ikinci tipin ise yerküreye benzer oluştuğu söylenmiş. (Kaynak)

Yukarıda görülen eskiden gördüğümde muhtemelen üzerinde oynanmış olduklarını düşünmüştüm.Bu konuyu araştırınca onların ne olduğunu da öğrenmiş oldum.Bu haftanın konusu olarak seçtiğim “Kutup Işıkları” üzerine çalışmam şimdilik bitti.İlk kez araştırdığım bir konu için yüzeysel olan bu araştırmaya,ileride yeni bilgiler ekleyeceğimi düşünüyorum.

Kaynak : Bilim ve Teknik Dergisi,Ankara Üniversitesi,nasa.gov

3

These photos are taken three days ago by me.I couldn’t see comet as known panstarrs.I’m trying to see it daily,but weather conditions was bad.
Anyways,i’ve noticed a light twenty minutes ago.I am not sure if it was comet.I couldn’t take photo of it.I wish sky will be clear tomorrow,i want to catch it.

Kutup Işıkları ne zaman görülür?

Kutup Işıklarına neden olan etkenleri  güneş rüzgarları,manyetik alan ve atmosfer  olarak daha önce belirtmiştim.Kutup Işıklarının görülme zamanı bu etkenlerle  doğal olarak ilişkili.Yılın hangi evrelerinde görüldükleri birkaç maddeyle belirtecek olursam :

-          Güneş üzerindeki lekeler,parçacık püskürtülmesinde baş neden,bu lekelerin arttığı dönemlerde püskürtmede arttığından şiddetli kutup ışıkları görülmesi beklenir.Lekeler,Güneş’in etkinliğinin en fazla olduğu yani kutuplarının değiştiği dönemlerde artış göstermekte.Kutuplarının değişmesi 11 yılda bir olmakta.Yani bir kutup 11 yıl boyunca Kuzey Manyetik Kutup ise,sonraki 11 yıl Güney Manyetik Kutup olur.Bu manyetik çevrim süreçlerinde kutup ışıklarını gözlemek mümkündür.

-          Daha anlaşılır bir açıklama ile,Güneş rüzgarları Mart ve Eylül aylarında hızlanıyorlar,gözlem şansı bu aylarda yüksek.

-          Dünya’nın manyetik alanı,Güneş’e bakmayan kısmında kuyruk şeklini alıyor,Güneş rüzgarları en çok bu kısımdan yakalanıyor.Bu nedenle kutup ışıkları genellikle gece saatlerinde gözleniyor.

-          Güneş’in kendi etrafında tam dönüşü 27-28 günde tamamlanıyor ve Güneş üzerindeki lekenin Dünya yönüne denk gelmesi için bu kadar süre geçiyor.Bu denk gelme dönemlerinde gözlenmesi mümkün.

Bu maddeleri Ankara Üniversitesinin bir araştırmasından aldım,açıkçası biraz kapalı açıklamalar olarak kaldığını düşünüyorum.Az da olsa bilgi vermekte,fırsatım oldukça yeni ve net bilgiler bulduğumda ekleyeceğim.

Bu arada Kutup Işıkları yalnız Dünya’da gözükmüyor.Gözüktüğü bilinen gezegenler ve uzay teleskopları tarafından çekilmiş fotoğrafları bulunuyor.Bu yazının devamında onlardan söz edeceğim.

 

Text
Photo
Quote
Link
Chat
Audio
Video