Bak İslamcı Kardeşim

Pusuya yatıp: ‘’Bakalım bu sefer nasıl bir hata yapacaklar ve ben hangi afili cümlelerle saldıracağım’’ diye Müslüman kadınların (sizin deyiminizle şallıların) açıklarını aramaktan bıkmadığınızın farkındayım. ‘’Ben açık aramıyorum, onlar her şeyi alanen yapıyor’’ savunmasına sığınanlara da peşinen, kadın işleriyle değil kendi işleriyle uğraşmalarını tavsiye ederim.

Her fırsatta gavura saldırır gibi saldırdığınız, eleştirdiğiniz bu Müslüman hanımlar kimin eşi, kardeşi, annesi, halası ya da teyzesi? Neticede bu ‘’şallı’’ hanımlar bir Müslüman hanede yaşıyor ve yine Müslüman bir erkekle ortak bir yaşam alanını paylaşıyor. Peki bizler nasıl erkekleriz ki hanemizde bulunan kadınlar ehl-i sünnet itikadına uymayan davranışlar gösterebiliyor? Hanede bulunan Müslüman erkek bu duruma neden ve niçin müdahale edip yanlış gördüğü konuyu, hanımla beraber ortak paydada buluşup bir çözüme kavuşturamıyor? Laf kalabalığı yapmadan tartışılması gereken öncelikli konu şudur: Müslüman erkeğin toplumdaki yeri ve aile içerisindeki etkinliği.

Kadınları hedef tahtası haline getirip üzerlerinden din ve ahlak dersi vermeye çalışan erkekler acaba bu dinin ve ahlakın neresinde? Edep ve ahlak sadece kadına değil erkeğe de yakışan en hayırlı süstür.

Ak Parti döneminde oluşan yeni sınıf ve bu sınıfın sosyolojik tahlilini sosyologlara bırakıp Müslüman erkeklere artık aynaya bakma vaktinin geldiğini hatırlatalım.

Her türlü dini ve ahlaki konuya hakim olup Twitter’daki bol takipçili troll hesaplarından millete vaaz eden ahlak zabıtları, iş kendi hayatlarına gelince neden bu kuralları uygulamaya çekiniyor?

DM’den kızlara olta atma, iş ciddiye binince kendini geri çekip kızın namusuna dil uzatma, sadece kızların tweetlerine cevap verme, hayatında biri varken inceden inceye temiz kızları da ayartmaya çalışan nur yüzlü, sakallı kardeşlerimiz (sahi biz bu sakalı niye bırakmıştık, Peygamber sünneti olduğu için mi yoksa bizi daha yakışıklı gösterdiği için mi?) Müslümanlık bu saydıklarımızın hangisinde?

Nişanlının ya da sözlünün yanında Whatsapp ve Twitter bildirimlerini kapatma, telefonu sürekli cebinde taşıma ya da telefonu masaya ters koyma neyin önlemi acaba? Ali Şeriati okumalarıyla ‘yürüdüğün’ kızların hayatındaki insan tarafından öğrenilmesi hoşuna gitmez mi yoksa?

Adını telaffuz bile edemediğimiz lüks mekânlarda ya da sırf gençlik kollarındaki kardeşlerin seni orada görsün diye oturduğun Üsküdar’daki çaycılarda önünüzden geçen kızın arkasından dönüp bakmazsın zaten, arkadaşlarının yüzüne bakıp merkep gibi de sırıtmazsın, biliyorum.

Gençlik kolları demişken, iyi günlerde Tayyip Reis’e yanlayıp zor günlerde Milli Görüş diye çığırmazsın. Omurga muhakkak ki önemli bir mesele, hatırlatalım.

Oturduğun her sofrada Peygamber sünnetlerini anlatmaktan, dini vecibelerini yerine getirmekten, güzel ahlakı her daim diri tutmaktan asla çekinmezsin bunu da biliyorum. Günde 5 vakit namazını aksatmazsın şükür, takkesiz, yarı kolsuz ve çıplak ayakla namaz kılmazsın, şükür buna da. Hem zaten kopkop müzikleri çalıştığın İslami şirketin giriş kapısında kapatman da bir tesadüf, yanlışlıkla elin değmiştir arabanın teybine, yoksa Hande Yener kim ki, sen hep sohbet dinlersin değil mi? Araba demişken, ihaleler filan çok şükür tıkırında herhalde, baban yine bir iş bağladı belediye sayesinde, elhamdülillah. Geçen gün de konvoya çıkmışsınız seçim kutlamasına, araca bir zeval gelmemiştir inşallah? Senin her fırsatta İslami çizgiye çekmeye çalıştığın, dışarıdaki şaşalı hayata haddi olmayarak özenen Müslüman kızlar da, metrobüs, otobüs, dolmuş gibi araçlarda kendi namusunu korumaya çalışmakta. Nargile marpucunu elinden bıraktığın bir ara, ver şunlara ayarı yine, nasıldı o ofisine astığın altın tozuyla yazdırdığın hat? Heh, hatırladım: Edep ya Hu!

Haklısın marka kötüdür, abilerinin yanında dikkat çekmemek için marka giyinmezsin ama nedense sevgiline aldığın çantalar, eşarplar, parfümler hepsi en az asgari ücret seviyesinde. Maaşın 2000 lira da olsa aylar önceden biriktirirsin paranı, sevgiline doğum gününde Michael Kors çanta almanda ne gibi bir kötülük olabilir ki?

Hepiniz muazzam Müslümanlarsınız, güç sizde, iktidar sizde, Twitter’da da düdüğünüzü öttürüyorsunuz, hepinizin elinde de ağaç bir tesbih, e daha ne olsun yani, sizden iyi gençlik mi bulacak Türkiye? Akademik çalışmalar, fikri tartışmalar, ayakları yere basan hakikatli okumalar bir ara yapılır zaten, çok da önemi yok şimdilik.

Biz aynaya bakmadan Müslüman kadınlara vurmaya devam edelim, annemizin, kardeşimizin, eşimizin ne giyindiğini, ne söylediğini hiç önemsemeyelim. Hepimiz on numara beş yıldız delikanlı mı delikanlı güzel sakallı, bol bilgili insanlarız, oturduğumuz her mekânda Aliya, Malcolm X, Mustafa Kutlu, aynen biraderim bu kafayla zafer zaten İslam’ın.

Şallılar kötü, onlar kötü, bunlar kötü, sen güzel kardeşim sen, sahi sen nasılsın? 

Gökhan Ergür

Watch on ruansilveira.tumblr.com

Em gavura @dudaschwolk #gavura #garuva #indopracuritiba

Bak İslamcı Kardeşim

Pusuya yatıp: ‘’Bakalım bu sefer nasıl bir hata yapacaklar ve ben hangi afili cümlelerle saldıracağım’’ diye Müslüman kadınların (sizin deyiminizle şallıların) açıklarını aramaktan bıkmadığınızın farkındayım. ‘’Ben açık aramıyorum, onlar her şeyi alanen yapıyor’’ savunmasına sığınanlara da peşinen, kadın işleriyle değil kendi işleriyle uğraşmalarını tavsiye ederim.

Her fırsatta gavura saldırır gibi saldırdığınız, eleştirdiğiniz bu Müslüman hanımlar kimin eşi, kardeşi, annesi, halası ya da teyzesi? Neticede bu ‘’şallı’’ hanımlar bir Müslüman hanede yaşıyor ve yine Müslüman bir erkekle ortak bir yaşam alanını paylaşıyor. Peki bizler nasıl erkekleriz ki hanemizde bulunan kadınlar ehl-i sünnet itikadına uymayan davranışlar gösterebiliyor? Hanede bulunan Müslüman erkek bu duruma neden ve niçin müdahale edip yanlış gördüğü konuyu, hanımla beraber ortak paydada buluşup bir çözüme kavuşturamıyor?  Laf kalabalığı yapmadan tartışılması gereken öncelikli konu şudur:Müslüman erkeğin toplumdaki yeri ve aile içerisindeki etkinliği.

Kadınları hedef tahtası haline getirip üzerlerinden din ve ahlak dersi vermeye çalışan erkekler acaba bu dinin ve ahlakın neresinde? Edep ve ahlak sadece kadına değil erkeğe de yakışan en hayırlı süstür.

Ak Parti döneminde oluşan yeni sınıf ve bu sınıfın sosyolojik tahlilini sosyologlara bırakıp Müslüman erkeklere artık aynaya bakma vaktinin geldiğini hatırlatalım.

Her türlü dini ve ahlaki konuya hakim olup Twitter’daki bol takipçili troll hesaplarından millete vaaz eden ahlak zabıtları, iş kendi hayatlarına gelince neden bu kuralları uygulamaya çekiniyor?

DM’den kızlara olta atma, iş ciddiye binince kendini geri çekip kızın namusuna dil uzatma, sadece kızların tweetlerine cevap verme, hayatında biri varken inceden inceye temiz kızları da ayartmaya çalışan nur yüzlü, sakallı kardeşlerimiz (sahi biz bu sakalı niye bırakmıştık, Peygamber sünneti olduğu için mi yoksa bizi daha yakışıklı gösterdiği için mi?) Müslümanlık bu saydıklarımızın hangisinde?

Nişanlının ya da sözlünün yanında Whatsapp ve Twitter bildirimlerini kapatma, telefonu sürekli cebinde taşıma ya da telefonu masaya ters koyma neyin önlemi acaba? Ali Şeriati okumalarıyla ‘yürüdüğün’ kızların hayatındaki insan tarafından öğrenilmesi hoşuna gitmez mi yoksa?

Adını telaffuz bile edemediğimiz lüks mekânlarda ya da sırf gençlik kollarındaki kardeşlerin seni orada görsün diye oturduğun Üsküdar’daki çaycılarda önünüzden geçen kızın arkasından dönüp bakmazsın zaten, arkadaşlarının yüzüne bakıp merkep gibi de sırıtmazsın, biliyorum.

Gençlik kolları demişken, iyi günlerde Tayyip Reis’e yanlayıp zor günlerde Milli Görüş  diye çığırmazsın. Omurga muhakkak ki önemli bir mesele, hatırlatalım.

Oturduğun her sofrada Peygamber sünnetlerini anlatmaktan, dini vecibelerini yerine getirmekten, güzel ahlakı her daim diri tutmaktan asla çekinmezsin bunu da biliyorum. Günde 5 vakit namazını aksatmazsın şükür, takkesiz, yarı kolsuz ve çıplak ayakla namaz kılmazsın, şükür buna da. Hem zaten kopkop müzikleri çalıştığın İslami şirketin giriş kapısında kapatman da bir tesadüf, yanlışlıkla elin değmiştir arabanın teybine, yoksa Hande Yener kim ki, sen hep sohbet dinlersin değil mi? Araba demişken, ihaleler filan çok şükür tıkırında herhalde, baban yine bir iş bağladı belediye sayesinde, elhamdülillah. Geçen gün de konvoya çıkmışsınız seçim kutlamasına, araca bir zeval gelmemiştir inşallah? Senin her fırsatta İslami çizgiye çekmeye çalıştığın, dışarıdaki şaşalı hayata haddi olmayarak özenen Müslüman kızlar da, metrobüs, otobüs, dolmuş gibi araçlarda kendi namusunu korumaya çalışmakta. Nargile marpucunu elinden bıraktığın bir ara, ver şunlara ayarı yine, nasıldı o ofisine astığın altın tozuyla yazdırdığın hat? Heh, hatırladım: Edep ya Hu!

Haklısın marka kötüdür, abilerinin yanında dikkat çekmemek için marka giyinmezsin ama nedense sevgiline aldığın çantalar, eşarplar, parfümler hepsi en az asgari ücret seviyesinde.  Maaşın 2000 lira da olsa aylar önceden biriktirirsin paranı, sevgiline doğum gününde Michael Kors çanta almanda ne gibi bir kötülük olabilir ki?

Hepiniz muazzam Müslümanlarsınız, güç sizde, iktidar sizde, Twitter’da da düdüğünüzü öttürüyorsunuz, hepinizin elinde de ağaç bir tesbih, e daha ne olsun yani, sizden iyi gençlik mi bulacak Türkiye? Akademik çalışmalar, fikri tartışmalar, ayakları yere basan hakikatli okumalar bir ara yapılır zaten, çok da önemi yok şimdilik.

Biz aynaya bakmadan Müslüman kadınlara vurmaya devam edelim, annemizin, kardeşimizin, eşimizin ne giyindiğini, ne söylediğini hiç önemsemeyelim. Hepimiz on numara beş yıldız delikanlı mı delikanlı güzel sakallı, bol bilgili insanlarız, oturduğumuz her mekânda Aliya, Malcolm X, Mustafa Kutlu, aynen biraderim bu kafayla zafer zaten İslam’ın.

Şallılar kötü, onlar kötü, bunlar kötü, sen güzel kardeşim sen, sahi sen nasılsın?   

Bu haftaki yazımızın linki: http://kulturgundemi.com/gokhan-ergur-bak-islamci-kardesim.html

Unutma! Sabahlar artık gecikir.
İster sağa dön ister sola 
Gözüne uyku değil gidenin hayali gelir… 
Kendini şiirlere verirsin 
Elin sigaraya gider her on dakika da bir 
Fena zehirlenirsin… 
Unutma! 
Bir süre güvenmeyeceksin kimseye Kendine sığınacaksın 
Aşk konuşulduğunda 
sen susacaksın 
Of’larla ah’larla başlayacaksın her cümleye 
Çevrende senden başka herkes haksız olacak 
Senin haklılığınsa çaresiz gidecek çöpe.. 
Unutma! 
Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın 
Biri seni bulacak… 
Önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan 
Biraz ürkeceksin. 
Ne kadar dirensen de nafile İnsansın sonuçta seveceksin…. Eski acılara bakıp da küsme sevdalara 
Gavura kızıp da oruç bozulmaz 
Sök at kafandan acaba’ları! 
Bir kemik aynı yerden İki defa kırılmaz.. 
Artık kararmaz gecelerin. 
Bir daha yaşlar akmaz gözünden. Sabahların gecikmez. 
Kim bilir ağladığın günlere gülersin Bir defa öldün ya zamanında? 
Bir daha ölmezsin… 
Can YÜCEL

Bak İslamcı Kardeşim

Pusuya yatıp: ‘’Bakalım bu sefer nasıl bir hata yapacaklar ve ben hangi afili cümlelerle saldıracağım’’ diye Müslüman kadınların (sizin deyiminizle şallıların) açıklarını aramaktan bıkmadığınızın farkındayım. ‘’Ben açık aramıyorum, onlar her şeyi alanen yapıyor’’ savunmasına sığınanlara da peşinen, kadın işleriyle değil kendi işleriyle uğraşmalarını tavsiye ederim.

Her fırsatta gavura saldırır gibi saldırdığınız, eleştirdiğiniz bu Müslüman hanımlar kimin eşi, kardeşi, annesi, halası ya da teyzesi? Neticede bu ‘’şallı’’ hanımlar bir Müslüman hanede yaşıyor ve yine Müslüman bir erkekle ortak bir yaşam alanını paylaşıyor. Peki bizler nasıl erkekleriz ki hanemizde bulunan kadınlar ehl-i sünnet itikadına uymayan davranışlar gösterebiliyor? Hanede bulunan Müslüman erkek bu duruma neden ve niçin müdahale edip yanlış gördüğü konuyu, hanımla beraber ortak paydada buluşup bir çözüme kavuşturamıyor? Laf kalabalığı yapmadan tartışılması gereken öncelikli konu şudur: Müslüman erkeğin toplumdaki yeri ve aile içerisindeki etkinliği.

Kadınları hedef tahtası haline getirip üzerlerinden din ve ahlak dersi vermeye çalışan erkekler acaba bu dinin ve ahlakın neresinde? Edep ve ahlak sadece kadına değil erkeğe de yakışan en hayırlı süstür.

Ak Parti döneminde oluşan yeni sınıf ve bu sınıfın sosyolojik tahlilini sosyologlara bırakıp Müslüman erkeklere artık aynaya bakma vaktinin geldiğini hatırlatalım.

Her türlü dini ve ahlaki konuya hakim olup Twitter’daki bol takipçili troll hesaplarından millete vaaz eden ahlak zabıtları, iş kendi hayatlarına gelince neden bu kuralları uygulamaya çekiniyor?

DM’den kızlara olta atma, iş ciddiye binince kendini geri çekip kızın namusuna dil uzatma, sadece kızların tweetlerine cevap verme, hayatında biri varken inceden inceye temiz kızları da ayartmaya çalışan nur yüzlü, sakallı kardeşlerimiz (sahi biz bu sakalı niye bırakmıştık, Peygamber sünneti olduğu için mi yoksa bizi daha yakışıklı gösterdiği için mi?) Müslümanlık bu saydıklarımızın hangisinde?

Nişanlının ya da sözlünün yanında Whatsapp ve Twitter bildirimlerini kapatma, telefonu sürekli cebinde taşıma ya da telefonu masaya ters koyma neyin önlemi acaba? Ali Şeriati okumalarıyla ‘yürüdüğün’ kızların hayatındaki insan tarafından öğrenilmesi hoşuna gitmez mi yoksa?

Adını telaffuz bile edemediğimiz lüks mekânlarda ya da sırf gençlik kollarındaki kardeşlerin seni orada görsün diye oturduğun Üsküdar’daki çaycılarda önünüzden geçen kızın arkasından dönüp bakmazsın zaten, arkadaşlarının yüzüne bakıp merkep gibi de sırıtmazsın, biliyorum.

Gençlik kolları demişken, iyi günlerde Tayyip Reis’e yanlayıp zor günlerde Milli Görüş diye çığırmazsın. Omurga muhakkak ki önemli bir mesele, hatırlatalım.

Oturduğun her sofrada Peygamber sünnetlerini anlatmaktan, dini vecibelerini yerine getirmekten, güzel ahlakı her daim diri tutmaktan asla çekinmezsin bunu da biliyorum. Günde 5 vakit namazını aksatmazsın şükür, takkesiz, yarı kolsuz ve çıplak ayakla namaz kılmazsın, şükür buna da. Hem zaten kopkop müzikleri çalıştığın İslami şirketin giriş kapısında kapatman da bir tesadüf, yanlışlıkla elin değmiştir arabanın teybine, yoksa Hande Yener kim ki, sen hep sohbet dinlersin değil mi? Araba demişken, ihaleler filan çok şükür tıkırında herhalde, baban yine bir iş bağladı belediye sayesinde, elhamdülillah. Geçen gün de konvoya çıkmışsınız seçim kutlamasına, araca bir zeval gelmemiştir inşallah? Senin her fırsatta İslami çizgiye çekmeye çalıştığın, dışarıdaki şaşalı hayata haddi olmayarak özenen Müslüman kızlar da, metrobüs, otobüs, dolmuş gibi araçlarda kendi namusunu korumaya çalışmakta. Nargile marpucunu elinden bıraktığın bir ara, ver şunlara ayarı yine, nasıldı o ofisine astığın altın tozuyla yazdırdığın hat? Heh, hatırladım: Edep ya Hu!

Haklısın marka kötüdür, abilerinin yanında dikkat çekmemek için marka giyinmezsin ama nedense sevgiline aldığın çantalar, eşarplar, parfümler hepsi en az asgari ücret seviyesinde. Maaşın 2000 lira da olsa aylar önceden biriktirirsin paranı, sevgiline doğum gününde Michael Kors çanta almanda ne gibi bir kötülük olabilir ki?

Hepiniz muazzam Müslümanlarsınız, güç sizde, iktidar sizde, Twitter’da da düdüğünüzü öttürüyorsunuz, hepinizin elinde de ağaç bir tesbih, e daha ne olsun yani, sizden iyi gençlik mi bulacak Türkiye? Akademik çalışmalar, fikri tartışmalar, ayakları yere basan hakikatli okumalar bir ara yapılır zaten, çok da önemi yok şimdilik.

Biz aynaya bakmadan Müslüman kadınlara vurmaya devam edelim, annemizin, kardeşimizin, eşimizin ne giyindiğini, ne söylediğini hiç önemsemeyelim. Hepimiz on numara beş yıldız delikanlı mı delikanlı güzel sakallı, bol bilgili insanlarız, oturduğumuz her mekânda Aliya, Malcolm X, Mustafa Kutlu, aynen biraderim bu kafayla zafer zaten İslam’ın.

Şallılar kötü, onlar kötü, bunlar kötü, sen güzel kardeşim sen, sahi sen nasılsın? 

Gökhan Ergür

Acılara bakıp da küsme sevdalara,gavura kızıp da oruç bozulmaz. Sök at kafandan acabaları,kemik aynı yerden iki defa kırılmaz. -Can Yücel

  • Ben:*Francisco Lachowski'yi gostererek* Baba iste bak bu damadin. Eger bana on milyar verirsen hem bununla evlenirim hem okurum? Secim senin.
  • Babam:Sen benimle dalga mi geciyosun! 23 yasinda ki gavura vercem seni! Evde kalicaksin sen ben bunu biliyorum evde kal daha iyi! Git gozumun onunden al sunuda Allah Allah firankiscoymus.
Text
Photo
Quote
Link
Chat
Audio
Video