Ankara (2008 - 2014) ve diğerleri..



Beni ağlatan şey, şehrin yalnızlığı ve o şehrin içinde parlayan şehir ışıkları, sensiz parlıyorlar, sensiz oturuyor ve sensiz izliyorum onları..
seni çok sevdim ya, bu içimdeki sevgi yüzünden, nereye gitsem aklıma geliyorsun, ne yaparsam yapayım, aklıma geliyorsun, aynı şehirde olduğumuzu düşünüyorum ama bu bir yalan, benim inanmak istediğim bir yalan, 6 yıl önce gördüğüm bir rüyayı yaşıyorum hala, sen varsın ve beni bekliyorsun, ben ise bir araba ile yanına geliyorum, kokunu içime çekmek için, seninle bütün olmak ve hayatımı paylaşmak için, bir anda senin gözlerin geliyor aklıma, arabayı sürerken, sanki bana işaret veriyor gibisin. önüme biri çıktı, baba oğul, poşetleri vardı, kimdi onlar bilmiyorum, asla da öğrenemedim, ama bildiğim tek şey, o ikisi sadece hayaletti. araba ile üstlerinden geçtim, bir şey olmadı, ben de onlara bakmadım, sadece geçtim, belki de onlar geçmişimin yansımasıydı, hani olur ya, insan bir dönemden geçer ve geçmişin hayaleti olarak karşısına çıkar, bir çocuk yada başka bir şekilde.. belki de o çocuk bendim, belki de ben senin yüzünden kendi masumiyetimi öldürdüm, kim bilir.? peki buna değdi mi.? hayır değmedi, eğer benimle olsaydın ve her şeye beraber göğüs gerseydik, buna değerdi derdim.. ama değmez, beni mahvettiğin yetmediği gibi, hayallerimi de, rüyalarımı da mahvettin. 
ankara’da dört gün önce, hep gözlerim seni aradı, ama hiç bulamadım seni, yoktun ve bir daha hiç gelmeyecektin, sana aşık olduğum ve seni gördüğüm güne lanet olsun diyorum, ama bir yandan benim bu kadar olgunlaşmama sen sebep oldun, bir sevgili yada bir aşk objesi değildin, sen aynı zamanda bir dost ve bir öğretmendin, bir anne gibiydin, bildiğim bir çok şeyi senden öğrendim, sadece anlamak istemediğim tek şey, neden kendini yok edecek bir yol seçtin.? ben varken, niye başkasını seçtin.? seni asla sevmeyecek birini seçtin. 


Şehrin ışıklarına bakıyorum tekrar, ay çıkmış ama dolunay değil, yarım ay, çok güzel görünüyor, bu anda yanımda olup seni öpmek için her şeyimi verirdim, ama bu da benim inanmak istediğim basit bir hayal.
çünkü yoksun ve yine söylüyorum, hayatımda hiç var olmayacaksın.
bende şehirde gezdiğim ve gördüğüm kadınları sen sanıp aşık olacağım ama sonra da, geçti gitti deyip evime döneceğim, çünkü kimse beni sevmeyecek, yalanda olsa kimse, ”seni seviyorum güneş” demeyecek. 


Sadece ben,
aptalca hayallerim,
donmuş duygularım,
karanlık kabuslarım var.


Asla var olmayacak kişi de sensin.
hayatımda yoksun ve gelmeyeceksin.
ben de seni özleyeceğim.



Bana bu kadar duygu yüklü şeyleri yazdıracak kadar seni özleyeceğim.


Senin isminin baş harfi ”E” benim ise ”G”  ama hiç ”O” olmadı hayatımızda, oluşumun ve olanların baş harfi ”O” hiç olmadı hayatımızda, bu yüzden baş harflerini birleştirip de ”EGO” kartı alıp metrolarda gezmedik, o semt benim, şu semt senin demedik.


Ama bir kez beraber gezdik..
seninle ilk görüştüğüm o gün, sana sarıldığım ve beraber yemek yediğimiz o gün, metroya binip bir yerlere gittik.


Aşk sadece sevişmek değildir gençler,
şunu da kafanıza sokun artık.
aşk bir şeyleri beraber yapmaktır, gezmek tozmak ve film izlemekten daha fazlasını yapmaktır, onun için şiir yazmaktır, onun hasreti ile kokusu ile uyumaktır, onun hatırası ile, ama onun hatırası olan bir çok objeyi yok ettim, mecburdum, onu artık serbest bırakmam gerekiyordu.
gitmesine izin vermem gerekiyordu, ve gitti, kokusu da, özü de, ruhu da gitti, sadece hayallerimde yaşıyor artık.




Hepsi bu. 




G. 




Dipnot : Reblog etme hakkına sahip değilsiniz. 

Desde el dia en que te vi, todo el tiempo pienso en ti, sin decirle a nadie lo que siento yo, lo se, desde el dia en que te vi… Cierro los ojos, esta nochee voy a soñar y te vi parado ahi, y no supe que decir, todo el tiempo pienso en ti… Susurro tu nombre, en el intento de seguir y yo sigo tras de ti, ahora tengo que decir todo el tiempo pienso en ti…’♥♫

Text
Photo
Quote
Link
Chat
Audio
Video