The Los Angeles Times has just laid off its only staff reporter dedicated to covering art. Museum directors across Southern California wrote this letter to the editor of the newspaper in protest. 

Sign the petition to insist that the paper restores the art reporter position.

To: 
Mr. Davan Maharaj, Editor, Los Angeles Times 

Dear Mr. Maharaj, 

We were dismayed to learn that your art reporter, Jori Finkel, was let go in the Los Angeles Times’ most recent round of layoffs. We are writing to you now to share our deep concerns about this decision and to call for the reinstatement of this position. 

Jori is the go-to source here for art-world news and analysis, with articles that are consistently insightful and accessible and a byline that is read around the world. Her early coverage in 2011 of the Getty’s ambitious $10-million Pacific Standard Time initiative and the many collaborating museum exhibitions helped to shape much of the national and international coverage that followed. Since then, she has been breaking major museum news and writing must-read artist profiles, informed by a broad understanding of art history and the current scene as well as the art market. These stories give context for reviews by the paper’s critics – Christopher Knight most notably. Jori’s work and that of the critics go hand-in-hand to provide a sophisticated and robust picture of Los Angeles’s ever-expanding art scene. 

It is especially unfortunate to see you dismiss your only staff reporter specializing in art now that Los Angeles is increasingly recognized worldwide as the most influential center for contemporary art and culture. For instance, just as she was being laid off, the New York Times dedicated nearly three full pages to L.A.’s significance within the international art world. Without a dedicated art reporter the competitive positioning of the paper is seriously undermined. (It’s also worth noting that some of the potential buyers of the L.A. Times are art collectors and follow arts news with special interest.) 

Art and culture also have a serious economic impact on this city. According to the most recent Otis Report on the Creative Economy, one in eight regional jobs in L.A. and Orange County are generated by the creative industry, which has a total economic output of over $230 billion annually. The visual arts in Southern California have proven particularly rich, varied and impactful. Certainly a world-class city with world-class art deserves a newspaper that fully understands that impact. 

As Los Angeles Times readers and advertisers, we expect more from the paper. Moving forward we hope that the L.A. Times restores this important position and better recognizes its responsibility to cover the art and culture that shapes our creative city. 

Ann Philbin 
Director, Hammer Museum 

Jim Cuno 
President and CEO of the J. Paul Getty Trust 

Timothy Potts 
Director of the J. Paul Getty Museum 

Michael Govan 
CEO and Wallis Annenberg Director, Los Angeles County Museum of Art 

Jeffrey Deitch 
Director, Museum of Contemporary Art 

Steven Koblik 
President, The Huntington Library, Art Collections, and Botanical Gardens 

Kevin Salatino 
Director of the Art Collections, The Huntington Library, Art Collections, and Botanical Gardens 

Marla Berns 
Shirley & Ralph Shapiro Director, Fowler Museum at UCLA 

Elsa Longhauser 
Executive Director, Santa Monica Museum of Art 

Charmaine Jefferson 
Executive Director, California African American Museum 

Joanne Heyler 
Director/Chief Curator, The Broad Art Foundation 

Dennis Szakacs 
Director and CEO, Orange County Museum of Art 

Hugh Davies 
The David C. Copley Director, Museum of Contemporary Art San Diego 

Steven Nash 
Director, Palm Springs Art Museum 

Larry J. Feinberg 
Robert and Mercedes Eichholz Director and CEO, Santa Barbara Museum of Art

“İşkencelerde göğüslerimi kestiler, ah bile demedim. İşgalci zihniyet bir kadının memelerini kesmeyi yöntem biliyorsa, ben haklı bir davanın militanı ve bir kadını olarak ah demeye utandım.”

Sakine Cansız

12 eylül karanlığında Diyarbekir Şafağı..

“İşkencelerde göğüslerimi kestiler, ah bile demedim. İşgalci zihniyet bir kadının memelerini kesmeyi yöntem biliyorsa, ben haklı bir davanın militanı ve bir kadını olarak ah demeye utandım.”

Sakine Cansız

  • Hasan Ferit Gedik davası 

Dünyanın en büyük adliyesi olduğu belirtilen Kartal’daki Anadolu Adalet Sarayı’nda görülen Gülsuyu olayları davasında yeterli büyüklükte duruşma salon bulunamadığı ve güvenlik gerekçesiyle 3. kez başlamadan ertelendi. Mahkeme heyeti davanın başka yere alınmasını talep etti.  Mahkeme davanın başka  Maltepe Gülsuyu’nda geçen yılın eylül ayında Hasan Ferit Gedik’in hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin da yaralanmasıyla sonuçlanan olaylara ilişkin Kartal’daki Anadolu Adalet Sarayı’nda bulunan 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Hasan Ferit Gedik’in annesi Nuray Gedik ve taraf avukatları katıldı. 

Tutuklu sanıklar ise duruşma salonuna alınmadı. Duruşmayı CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Gezi olayları sırasında yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, Mehmet Ayvalıtaş’ın ağabeyi Volkan Ayvalıtaş da izledi. 

SİLİVRİ ADLİYESİ’NE… 

Tarafların kimlik tespitinin ardından konuşan Mahkeme Başkanı Mahir Merdun, “Adliyemiz geçen yıl faaliyete geçti, ağır ceza mahkemelerine tahsis edilen yer burası. Bir kısım tarafları aldık ama gördüğünüz gibi yer kalmadı” dedi. Duruşma salonunun fiziki şartlarının yetersiz olduğu yönündeki tespit ve görüşlerinin ara karara geçildiğini belirten mahkeme, yargılama yapmaya devam etme imkanının bulunmadığı gerekçesiyle geçtiğimiz celse duruşmanın tatil edildiğini bildirdi. Yeni bir duruşma salonunun tahsisi konusunda Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazıldığını söyleyen mahkeme heyeti, Başsavcılığın mahkemeye verdiği cevap yazısını duruşmada okudu. Mahkeme Başkanı, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın adliyede büyük salon olmadığı, büyük bir salon yapılabilmesi için Adalet Bakanlığı tarafından adliyeye ödenek verilmesi durumunda büyük bir salon yapılabileceğini belirttiğini kaydetti. Öte yandan Adalet Bakanlığı’nın duruşmanın diğer celselerinin Silivri Adliyesi’nde randevu alınmak suretiyle yapılabileceğini, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirdiği, Başsavcılığın da bir yazı ile mahkemeye bu hususu ilettiği anlatıldı. 

"DAVANIN NAKLİYLE DAHA SAĞLIKLI DURUŞMA YAPILABİLİR" 

Öte yandan Mahkeme Başkanı Mahir Merdun, “Mahkememiz duruşmanın yürütülüp yürütülemeyeceği konusunda Başsavcılığa ve İstanbul Valiliği’ne müzekkere yazıp görüşlerini sordu” dedi.

İstanbul Valiliği’nin henüz cevap vermediğini belirten Mahkeme Başkanı, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın davanın nakli konusunda, "Tarafların çokluğu, taraflar arasındaki hususiyetin ciddiyeti, yargılamanın gerçekleştirilemediği, davanın nakliyle daha sağlıklı duruşma yapılabilir" şeklinde görüş bildirdiğini kaydetti. 

"DAVANIN NAKLİNİ AKLINIZDAN GEÇİRMEYİNİZ" 

Gedik Ailesi avukatlarından Selçuk Kozağaçlı davanın başka bir yargı alanına nakledilme durumunun yanlış olacağını ifade ederek, “Dünyanın en büyük adliyesini yapacaksınız ses sistemi yok, havalandırma sistemi yok, bir kapkaç davası bile görülemez eğer aileler gelecekse. Böyle adliye binası ve yargılama salonu olamaz. Bu adliyede mi kamu güvenliği sağlanamaz? Güvenlik sağlanamıyorsa bir büyük acizlik de buradadır. Davayı nakletseniz iyi olur demişler, topu size atmışlar. Bunlar utançtır, ayıptır. Bir mahkeme, yargı çevresi alanı dışında çalışmaya zorlanamaz. Davanın naklini aklınızdan geçirmeyiniz” dedi. 

"SALON YARGILAMA YAPMAYA EL VERİŞLİ DEĞİL" 

Duruşmada söz alan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, duruşma salonunun yetersiz olduğunu belirterek, “Salonda hava 40 derecedir. Bu salon yargılama yapılmaya elverişli değildir. Sizin de sağlıklı yargılama yapma imkanınız yoktur. Davanın Silivri’ye bir cezaevinin içerisindeki uluslararası belgelere göre yargılama yapılması mümkün olmayan bir yere taşınması da adalete erişmeye imkan vermeyecek. Öte yandan bu ilin polis gücü kamu güvenliğini sağlamaya yeterlidir. Başka bir ile nakli de CMK’ya göre hem yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre şartları oluşmamıştır” diye konuştu.  

MAHKEME DAVANIN NAKLİNİ İSTEDİ 

Mahkeme, 2’nci celsenin fiziki şartlar nedeniyle yargılamaya devam edilemeyerek son verildiğini, duruşmanın geniş bir salonda yapılması konusunda Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan görüş alındığını fakat duruşma için tahsis edilen salonun tarafların sayısı ve yargılamanın süresi dikkate alındığında duruşma salonun sağlıklı yargılama yapmaya yetersiz olduğunu belirtti. 

Kamu güvenliği nedeniyle davanın nakli konusunda talep ile birlikte dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine ve Yargıtay’ın bu konuda vereceği kararın beklenmesine hükmederek duruşmayı 19 Kasım 2014 günü saat 10.00’a erteledi. Karara müşteki avukatları, “Böyle bir acizlik olamaz” diyerek tepki gösterdi. 

GÖRÜLMESİNE BAŞLANAMAYAN DURUŞMA 

Davanın 14 Ağustos’ta görülecek ilk celsesi ‘Güvenliğin sağlanamadığı’ gerekçesiyle başlamadan ertelenirken, 4 Eylül tarihinde görülecek olan 2. celse ise ‘Duruşma salonunun fiziki şartlarının yetersiz olduğu’ nedeniyle 20. günlük süre zarfında 2. kez ertelenmişti. Her iki duruşma sonrası da adliyede olaylar yaşanmıştı. 

311 SAYFALIK İDDİANAME HAZIRLANDI 

311 sayfalık iddianamede

  • "Kasten yaralama",
  • "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma",
  • "Nitelikli yağma",
  • "Kasten öldürmeye teşebbüs",
  • "Nitelikli yağma"

gibi suçlardan, 11 yıl ile 269 yıl arasında değişen hapis ve müebbet hapis cezası istemiyle yargılanacak 22’si tutuklu 35 sanık bulunuyor.

“İşkencelerde göğüslerimi kestiler, ah bile demedim. İşgalci zihniyet bir kadının memelerini kesmeyi yöntem biliyorsa, ben haklı bir davanın militanı ve bir kadını olarak ah demeye utandım…”

Sakine Cansız

#KaJinCiLo

Yeni Haberler için Halkın Habercisi - Bağımsız Habercilik

Haber Adresi:http://www.halkinhabercisi.com/hes-durusmasinda-suyu-sahtekarligi-iddiasi

HES duruşmasında can suyu sahtekarlığı iddiası

Artvinin Arhavi İlçesi’nde belediyenin imar değişikliğiyle önünü açtığı şehir merkezindeki Kavak Hidroelektrik Santral projesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen, ‘ÇED olumlu’ raporunun iptali istemiyle Rize İdare Mahkemesi’nde açılan davanın duruşması görüldü.

 

Can suyu hesaplarının hileli yöntemlerle yapıldığının bilirkişilerce belirlendiğini iddia eden avukat Hasan Sıtkı Özkazanç, “Mahkemenin muhtemelen vereceği iptal kararının esas nedenlerinden biri de bu can suyu hesabında yapılmış sahtekarlık olacak” dedi.

 

Geçen yıl HES yapımı için ‘ÇED olumlu’ raporu alan MNG Holding’e bağlı Arhavi Elektrik Üretim Şirketi, imar mevzuatı uygun olmadığı için belediyeye başvurdu. Arhavi Belediyesi de, 4 Eylül 2013 günü imar değişikliği kararı aldı. CHP’li Belediye Meclisi üyelerinin karşı çıkmasına rağmen AK Partili üyelerin oy çokluğu ile daha önce tarım alanı olan Cumhuriyet Mahallesi’nin bir bölümü, ‘Konut dışı kentsel çalışma alanı’ ilan edilerek HES projesine onay verildi.

 

YÜRÜTMEYİ DURDURDU

 

Bölgede protesto ve eylemlerle HES inşaatına karşı çıkan vatandaşlar, Arhavi Doğa Koruma Platformu öncülüğünde Rize İdare Mahkemesi’ne başvurarak HES projesi için verilen ‘ÇED olumlu’ raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle dava açtı. Rize İdare Mahkemesi bilirkişi raporuna dayanarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın verdiği ‘ÇED olumlu’ raporunun yürütmesini durdurdu.

 

İPTAL DAVASINDA CAN SUYU TARTIŞMASI

 

Rize İdare Mahkemesinde bugün görülen ve yaklaşık 100 Arhavilinin de izlediği ‘ÇED olumlu’ raporunun iptal davasına can suyu tartışması gündeme geldi. Ekosistem düşünülmeden can suyu miktarının belirlendiğini öne süren çevrecilerin avukatı Avukat Yakup Şekip Okumuşoğlu’nun, “Can suyu miktarı belirlenirken, ‘dere en kesiti’ adı verilen suyun eni ve tabandan yüksekliğinin regülatör ile HES arasındaki bir nokta baz alınarak belirlenmesi gerekirken hangi nokta esas alınarak belirlendi?” sorusunu yönelttiği Artvin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ÇED ve Çevre Hizmetleri Müdürü Türkan Durgun, soruyu yanıtlayamadı, “Tam olarak ben de yerini bilemiyorum” ifadesini kullandı.

 

Duruşma savunmaların yapılmasının ardından sona erdi. Rize İdare Mahkemesi 15 gün içerisinde kararını açıklayacak.

 

“SUYUMUZU VERMEYECEĞİZ”

 

Mahkeme sonrası Rize Adliyesi önünde toplanan Arhavililer görüşlerini açıkladı. Burada konuşan Yaşar Abay Hatinoğlu, HES’e karşı mücadelelerinin süreceğini belirterek, “Biz arazilerimizi vermiyoruz. Ölümüne kadar direneceğiz. Bedenimi gömmeden benim arazimden geçemeyecekler” dedi. Akif Uyanık ise, “Bu projenin hiçbir hukuki ve geçerli bir yanı yoktur. Hileli ölçümler, kaçak köprüler ve sahtekarlıklarla bir yere varılmaz. Biz ne suyumuzu ne de onurumuzu vermeyeceğiz” diyerek tepkisini dile getirdi.

 

AVUKAT ÖZKAZANÇ: “CAN SUYU HESABINDA SAHTEKARLIK YAPILMIŞ”

 

Arhavi Doğa Koruma Flatformu üyesi olan avukat Hasan Sıtkı Özkazanç da, davada bilirkişilerin çok ilginç bir durumu tespit ettiğini belirterek şunları söyledi:

 

“Bu tespit, bütün HES projelerinde can suyu hesaplarının baştan savma ve hileli yöntemlerle yapıldığını gösteriyor. Can suyu, elektrik üretmeden geriye kalan suyun oradaki canlı yaşama yetecek kadar bir miktar olması demek. Bu konuda bakanlığın bir formatı var. Burada hile yapıldığını tespit ettik. Derenin en kesitlerini olduğundan farklı gösterip, su ölçümlerinin regülatör ve santral arasından alınması gerekirken daha dar bir yerden alarak hesaplamaların yapıldığı ortaya çıktı. Bu mahkemede bilirkişi tarafından da belirlendi. Bir sürü projede aynı hile yapılmış olabilir. Mahkemenin muhtemelen vereceği iptal kararının esas nedenlerinden biri de bu can suyu hesabında yapılmış sahtekarlık olacak.”

 

Grup daha sonra adliye önünden ayrıldı.

 

 

#MSP den beri biz bu davanın yolcusuyuz dayı her zaman herkese dediğim gibi Sonradan görme değil,Dipten gelme MilliGörüşçüyüz.

That’s not water, Davan. It’s real communion wine. PeeJee walked up to some priest and told him she knew about the ‘you-know-what’ he did ‘you-know-when’… he panicked, assumed she knew something, and pretty much gave her anything she wanted.
Tanık polis: Müdürü yaraladı

Tanık polis: Müdürü yaraladı

Gezi Parkı eylemlerinde ‘zırh’ tabir edilen palayla bazı vatandaşları yaralayan ve kamuoyunda ‘Palalı’ diye tanınan Sabri Çelebi, 9 yıl 9 aydan 27 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı İstanbul 53’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki davanın dünkü duruşmasında tanık polis memuru A.Y. tarafından teşhis edildi. Kaynak: Hürriyet

View On WordPress

Yeni Haberler için Halkın Habercisi - Bağımsız Habercilik

Haber Adresi:http://www.halkinhabercisi.com/mucadeleye-devam

Mücadeleye devam

Bursa’da Gezi davaları sürüyor. Sendika ve meslek odalarıyla birlikte, birçok parti ve kitle örgütü üyesi bugün mahkemeye çıktı.

 

Bursa’da Gezi davaları devam ediyor. Geçtiğimiz hafta Bursa 8. Asliye Ceza Mahkeme’sinde görülen davanın ardından bugün yine “gösteri ve yürüyüş yasasına muhalefetten” açılan dava Bursa 4. Asliye Ceza Mahkeme’sinde görüldü.

 

2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefetten yargılanan sendika ve meslek odaları üyeleri ile aralarında ÖDP, Halkevleri, HDP ve BDSP üyelerinin de bulunduğu 29 kişi bugün hakim karşısına çıktı. Sanıkları 20’yi aşkın avukat savundu. Duruşmada hakimin eylemcilerin ifadelerini dinlemek istememesi dikkat çekti. Dava 3 Aralık tarihine ertelendi.

 

Duruşma öncesinde adliye önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamada davaların bir baskı aracı olarak kullanıldığı söylenirken “mücadeleye devam” denildi.

 

Kaynak: Birgün

 

 

86 yıl aradan sonra yeniden açıldı

Hür Işık Gazetesi http://www.hurisikgazetesi.com/86-yil-aradan-sonra-yeniden-acildi/

1928’de okullarının kapanmasından sonra konuyu yargıya taşıyan Süryaniler, 86 yıl sonra yeniden okul kurma hakkı elde etti. Süryaniler, anadilde eğitim için açtıkları davanın sonuçlanması ve eğitim hakkının kabul edilmesiyle beraber 86 yıl sonra ilkokul açtı. Süryanilerin yoğun olması sebebiyle S…

Text
Photo
Quote
Link
Chat
Audio
Video