Kediler Krallara Bakabilir

image

Enis Batur, Kediler Krallara Bakabilir
Sel Yayıncılık 2002

Arka Kapak:


Kediler Krallara Bakabilir, Enis Batur’un “Özel Ansiklopedisi”nin bu ilk kitabı, 1990’da yayımlandığından bu yana tiryakilerini yaratmış bir deneme toplamı: Aşk, Okul, Tütün, Kütüphane, Brigitte Bardot, Kediseven sokağı, Balkon, Asansör, Gaudi, Eldiven gibi pek çok konu başlığına öznel, lirik, yer yer cüretkar bir bakışla eğiliyor Enis Batur. Bu üçüncü, kesinleştirilmiş basımda, Sami Hazinses’ten Ölüm İlanları’na, Walter Benjamin’den Erkek Takıları’na, yeni parçalar da yer alıyor.

Tadımlık:

Her şey iyi de, diyeceksiniz, kedi sevmek nedir? Kedi sevmek insanları, sokakları ve şeyleri sevmekten farklı bir şey mi? Bilge Karasu, ‘kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki umursamaz bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir’ der bir masalında, ben bu farklı sevme biçimini bundan daha iyi tanımlayan bir cümleye rastlamadım bugüne dek. Sahip olmayı yadsıyarak, ya da, sahip olmamayı göze alarak sevmek insanoğluna pek güç gelir. Sevgiyle mülkiyet duygusu öteden beri ortak yaşardır onda, sevgi bağını çoğu kez de tek yanlı, gerçek bir bağ haline sokmaya alışmıştır. Sevdiği kişinin bağımsızlığına da, kendi bağımsızlığına da kolay kolay katlanamaz. Bunu eleştiri, suçlama konusu saymamak gerek gene de: İnsanlar, eninde sonunda, kedi sevenler ve sevmeyenler olarak da pekala ikiye ayrılabilirler. Bir de, benim gibi, yolun sonuna varamayacağını bile bile kedi sevmeyi öğrenmeye çalışanlar vardır.

Kedinin sevgi ‘anlayış’ındaki farklılık, gülünç gelebilir ama, farklı bir mantığa bel bağlamasından gelir. İnsanlar, kendi doğalarının terimleriyle sevgisiz, hain ya da bencil sayarlar ya kediyi, onun herhalde bu tür kaygıları yoktur. Oynaşmak; sevmek, sevilmek istediği an buradadır. İstemediğinde çekip gider, sizin doyumunuz yarıda kalmış, ona vız gelir.

Editörce:

Enis Batur’un bu özel ansiklopedisinin nadide parçası, okunacak ne var isimli internet araştırmalarımdan birinde karşıma çıktı ve tadımlık’ta belirttiğim kısım beni gerçekten büyüledi. Basitçe ve öylesine yanından geçtiğiniz bir eldiven hakkında ilgi çekici şeyler öğrendikten sonra, Paris esintisiyle kahve ve tütünün tadını çıkarıyorsunuz.Ne anlatıyorsa onun havasını size doğru uçuran bir yazar. Enis Batur’un sohbetini de, iğneli dilini de, bir parça kendini beğenmişliğini de -ki bence haklı bir kendini beğenmişlik - şahsen ben çok sevdim.

 

Kediler Krallara Bakabilir

Her şey iyi de, diyeceksiniz, kedi sevmek nedir? Kedi sevmek insanları, sokakları ve şeyleri sevmekten farklı bir şey mi? Bilge Karasu, ‘kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki umursamaz bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir’ der bir masalında, ben bu farklı sevme biçimini bundan daha iyi tanımlayan bir cümleye rastlamadım bugüne dek. Sahip olmayı yadsıyarak, ya da, sahip olmamayı göze alarak sevmek insanoğluna pek güç gelir. Sevgiyle mülkiyet duygusu öteden beri ortak yaşardır onda, sevgi bağını çoğu kez de tek yanlı, gerçek bir bağ haline sokmaya alışmıştır. Sevdiği kişinin bağımsızlığına da, kendi bağımsızlığına da kolay kolay katlanamaz. Bunu eleştiri, suçlama konusu saymamak gerek gene de: İnsanlar, eninde sonunda, kedi sevenler ve sevmeyenler olarak da pekala ikiye ayrılabilirler. Bir de, benim gibi, yolun sonuna varamayacağını bile bile kedi sevmeyi öğrenmeye çalışanlar vardır. Kedinin sevgi anlayışındaki farklılık, gülünç gelebilir ama, farklı bir mantığa bel bağlamasından gelir. İnsanlar, kendi doğalarının terimleriyle sevgisiz, hain ya da bencil sayarlar ya kediyi, onun herhalde bu tür kaygıları yoktur. Oynaşmak; sevmek, sevilmek istediği an buradadır. İstemediğinde çekip gider, sizin doyumunuz yarıda kalmış, ona vız gelir.

Kediler Krallara Bakabilir / Enis Batur

anonymous said:

Bir erkek bir kizin gozunun icine ne zaman gozunu kacirmadan bakabilir hic bisi konusmadan ve bunu neyi gosterir sevdigini mi yoksa erkeke icin bir kizin gozune gic konusmadan gzounu kacirmadan bakmak normal midir

İste bakmakdan bakmaya fark var kimisi bos bakar kimisi gozleriyle herseyi anlatir sana

Gölgemi güneşin boylu boyunca uzatmasına bırakabilir miyim? Gül koklayabilir miyim? Çocuklara öğreteceğimkelimeler kalmış mıdır? Ev onarabilir miyim? Nar koparabilir miyim ağaçtan? Saate durgun bir suya bakar gibi bakabilir miyim? Insan yüzleri yanımdan otomobiller gibi akıp gider mi kentin büyük caddelerinde? Büyük kitapçılara girip kitapçı kızlardan korka korka kitap karıştırabilir miyim?

yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

insan saatlerce bakabilir gökyüzüne
denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
kopmaz kökler salmaktır oraya

kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

insan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

insan balıklama dalmalı içine hayatın
bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına 
çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana

anonymous said:

Bir erkek bir kizin gozunun icine ne zaman gozunu kacirmadan bakabilir hic bisi konusmadan sadece onun gozunun icine uzunca bakarak

Bi erkeğe mi sorsan acaba? Ayrıca sorunda mantık hatası var, algılayamıyorum neyi kastettiğini.

Metroda ki Adamları kızdırmayın.
  • Görevli:Pardon çantana bakabilir miyim ?
  • Arkadaşım:Buyrun ?
  • Görevli:Tamam geç
  • Ben:Abi benimkine bakmadın :ddd
  • Görevli:Aa getir bakalım ya ayıp ettin.
  • Ben:Bir daha olmasın
  • Görevli:Çocuk seni alırım sabaha kadar ararım
Watch on 12sirius.tumblr.com

? kim bu hatun gibi şehla şehla bakabilir..
hastasıyız..

anonymous said:

Oha kankaaa :O Senin kardeşlerinde çok güzeldiiir :3 Aceba rica etsem fotoğrafları varsa bakabilir miyiz? :)))

Onlar foto çekilmez inek onlar ahdkksf

filmlerdeoyleolur said:

selamlar.. butik eşyalarınızı binlerce kişiye ulaştırmak ister misiniz? size iş teklifi yapmak istiyorum, ilgileniyorsanız en kısa zamanda mail ile bana ulaşın filmlerdeoyleolur@gmail

Merhaba mailinize bakabilir misiniz ?

Ah Crea Vah Crea Sen Neymişsin SEN???

CREA cihazı bulduğum tüm teknosalar sanki ağız birliği etmişler gibi, ürünün arızalı olduğunu ve servisine gönderdiklerini, ancak tamir edilemeyeceğini söyleyip servisten geri gönderildiğini söylüyorlar.

Kütahyada’ki Teknosa’ya bizzat gidip görüştüm (sırf bu cihaz için gitmedim bir iş gezisi vardı ona mütakip uğrama şansım oldu)

Sağolsun reyon görevlisi arkadaş kutusunu gösterdi açtı ürünü gösterdi birisi gelip son kalan iki ürünü almış birisi sağlam birisi arızalı çıkmış arızalı olanı servise gönderdik ama biz Teknosa’ya bile, arıza bizden kaynaklı değil, tamir edemeyiz deyip geri gönderdiler şeklinde bir açıklama yaptı, hiçte öyle yalan söylüyormuş gibi de bir hali yoktu üstelik.

Kutusu sıfır kondisyonda vitrini süslüyor, Kütahya merkezde ki Teknosa’da dileyen bakabilir. (MERKEZDE OLAN TEKNOSA’dan BAHSEDİYORUM, ALIŞVERİŞ MERKEZİNİN İÇNDE Kİ DEĞİL)

Özetle hayretler içinde kaldım, Teknosa’da sıfırı (HDD’siz olan model) 99.99 TL’ye satılıyor ama, ikinci elleri dahi 250-400 TL civarında satılıyor, inanılmaz merakımı cezbetti!!! öyle böyle değil, fiyat farkının tek sebebi HDD farkı olmaması lazım, sanıyorum iyi iş çıkarıyor ve çalışanını bulmak zor olduğu için fiyatlar böyle seyrediyorlar, İLGİNÇ…

image

anonymous said:

Gri taytlı fotoğrafın biraz tahrik edici. Bilmiyorum seni ciddi anlamda rahatsız ederler diye korkuyorum ya da farklı bakmaya başlayabilirler erkekler öyledir çünkü

Instagram’da spor yapan sayısız kadının fotoğrafı var bu şekilde. Ben onlara bakarak motive oluyorum. Başardıkları şeyleri gördükçe de açık söylemek gerekirse hırslanıyorum. Ben de kendi fotoğrafımı paylaşıyorum ve evet erkekler başka gözle bakabilir ancak bu beni zerre ilgilendirmiyor. Yani insanların dedikleri şeylere kulak asmıyorum. Umarım birileri de beni görerek hırslanır, spor yapar diyorum sadece.

*İçimde kalan şeylerin küçük bi kısmı*

-sana-

Ama şerefsiz, bir kızın duyguları vardır. Sen bilmezsin, işin doğrusu BİLİR DE BİLMEMEZLİKTEN GELİRSİN ama gerçek bu. Sırf o koduğumun testosteronunu salgılıyorsun diye, böyle naif, böyle zarif ve kırılgan bir varlığı, karşı cinsini, önce öpüp okşayıp, onu kendine bağlayıp sonra nasıl kolayca çekip gidebiliyorsun ya?

Kendinde bu hakkı nerden buluyorsun?

Lan yeminle aklım almıyor ya, insan sevmediği biriyle nasıl sevişebilir?
Nasıl okşayabilir kollarını?
Nasıl bakabilir ya gözlerinin içine uzun uzun?
Nasıl günaydın diyerek minik bi öpücük kondurabilir dudaklarına?
Neden kusarken saçlarını tutar? Neden kucağında taşır ya?
Neden tanıştırır annesiyle? 
Hadi sevmedin, hadi bunları yaptın da hiç bir şey olmamış gibi gittin. 
Lan bi insanın hiç mi vicdanı olmaz?
"Gidiyorum unutması daha kolay değil mi?" derken neyi kastetmiştin? çözemedim.

Allah aşkına, şunu bir şekilde oku da, bana bunların cevaplarını ver bir bir. İçim sönmüyor.

Text
Photo
Quote
Link
Chat
Audio
Video