arsans

Sen bir kulübesin.
İçinde, çocukluğundan kalma en güzel oyuncakların, kitapların, en sevdiğin şarkılar şiirler var.
Sen bir kulübesin ve hiçbir insan o kapıdan içeri girmemeli.

Çünkü senin zembereğine bile dokunmadığın oyuncaklarına gülerler, sana çocuksun derler, sana delisin derler, safsın derler, 18. yüzyılda mı yaşıyorsun? derler.

Sen bir kulübesin.
Kapında duyduğun “tık tık” sesleri birer hile, “kapıyı açarsan, canını yakmayacağım” diyorlar.
“kapıyı açarsan, seni sonsuza dek seveceğim”
“kapıyı bir aç, sadece konuşacağız” diyorlar.

Kapıyı açarsan, sen artık bir kulübe değilsin.

Carpe.

acı'ya dair..

Ve bir kadın, “Bize acıdan bahset” dedi.

Ve o cevap verdi:

“Acınız, anlayışınızı saklayan kabuğun kırılışıdır.

Nasıl bir meyvenin çekirdeği, kalbi Güneş’i görebilsin diye
kabuğunu kırmak zorundaysa, siz de acıyı bilmelisiniz.

Ve eğer kalbinizi, yaşamınızın günlük mucizelerini
hayranlıkla izlemek üzere açarsanız,acınızın, neşenizden
hiç de daha az harikulade olmadığını göreceksiniz;

Ve kırlarınızın üstünden mevsimlerin geçişini kabul ettiğiniz gibi,
aynı doğallıkla, kalbinizin mevsimlerini de onaylıyacaksınız.

Ve kederinizin kışını da,
pencerenizden huzur içinde seyredeceksiniz.

Acılarınızın çoğu sizin tarafından seçilmiştir.

Acınız, aslında içinizdeki doktorun, hasta yanınızı
iyileştirmek için sunduğu “acı” ilaçtır.

Doktorunuza güvenin ve verdiği ilacı sessizce ve sakince için;

Çünkü size sert ve haşin de gelse, onun elleri
“Görülmeyen”in şefkatli elleri tarafından yönlendirilir.

Ve size ilacı sunduğu kadeh dudaklarınızı yaksa da,
O’nun kutsal gözyaşlarıyla ıslanmış kilden yapılmıştır.

                                                                       –Halil Cibran–

Bugüne özel mesaj atmak bedava. Üstelik baya bedava. Ama selam yazıp kaçarsanız tumblrın gelmiş geçmiş bütün mesajlarını size geçiriyoruz söylemedi demeyin.
Ne  kadar  gerçekçi  yaşarsan,  Allâh’ın  yarattığı  bu  Sistem  ve
Düzeni,  ne  kadar  gerçekçi  bir  biçimde  anlayıp
değerlendirebilirsen,  olaylar  karşısında  o  kadar  az  etkilenirsin.
Olaylar seni o kadar az sarsar.
Ve, kendini o kadar sağlam bir geleceğe hazırlarsın!
Dolayısıyla,  gerek  Dünya’da  yaşarken,  gerek  daha  sonrasında;
çeşitli  azap  ve  sıkıntılardan,  yanmalardan  kurtulmak;  
Dünya’da yaşarken  huzura  ermek,  
ancak  ve  ancak  Allâh’ı  bilmek,  
O’nun  var  ettiği Sistem ve Düzeni idrak etmekle mümkün olur.
—  Bir dost

anonymous asked:

Dikkatini çekebilmek için illa göt veya meme mi açmamız lazım?

İkisini birden açarsanız da çekersiniz kısıtlamaya gerek yok.

anonymous asked:

Ya sanada oluyor mu bazen her seyden kacip gitmek geliyo kimseye bisey demeden tek basina ah ah

Kaçıp gitmek değilde ölmek istiyorum. Çünkü ne kadar kaçarsan kaç kaçtığın her yerde insan var ve insan varsa bi bokluk kesin vardır. 

Geçmiş genişleyen bir çukurdur. Kaçmaya çalışırsınız, fakat ne kadar çok koşarsanız, arkanızda o kadar derinleşerek büyür, ta ki topuklarınıza ulaşana kadar. Tek şansınız dönüp yüzleşmektir. Fakat bu aşkınızın mezarına bakmak, bir silahı ağzından öpmek, kendi karanlık yuvasında titreyen, kafanızı uçurmaya hazır mermi gibidir. 
—  Max Payne

anonymous asked:

Bazen, hayallerinin bile saçma geldiği oldu mu?

Hayal kurmanın kendisi saçma değil mi zaten ? Mantığa yatar tarafı yok bence ama yinede insan hayal kurmadan edemiyor. Saçma maçma hayal kurmak güzel hele birde o hayali yaşarsan değme keyfine :)

Geç cevaptan dolayı özür dilerim..

Kaç canım kaldı?

Zamirleri farklı benzer döngülerde bulmak için gittik aradığımızı bilmediğimizin burda olmadığını düşündüren tükenmişliğiyle.
Kaçar gibi.
Bu anı bekler gibi.
Yoksa yine mi bitti.
Üzülme, nasıl başaçıkacağını bu kez biliyorsun.
İlk yalnızlıkta çarpınca tokat kaybolanın değeri gereği, üzülme..
Omzunun kıvrımlarına uyan başlar tekrar olacak.
Her bitişte bir tekrar.
Ne şekilde dönerse dönsün döngüler, hep tekrar.

Bırak maskelerinle yorulma boşuna, yastığınla başbaşayken kandıramazsın kendini.
Korkma sen, nasıl başaçıkacağını bu kez biliyorsun.
Hem üzülme minik patrikanem, yol bu.
Hangi sokaktan girersen, kimlerle kimsiz, ne şekilde, nereye varmak istersen, hangi karmaşada savrulursan, nerde dinlenirsen, nerden kaçarsan, nerde çıkmaza düşersen, nerdeyse yuvan, kimler varsa yanında, hangi sokaklarda biriktirirsen anıları, şarkılar kimi hatırlatırsa, nereye yabancıysan, ne kim hangi her neyse işte… üzülme.
Yol bu.

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin.

Aşk’a Dair
Kimseyi oyalamayacaksın,
Sevmediğin gözlere seviyormuşcasına bakmayacaksın
Aşık olmadan aşık etmeyeceksin kendine.
Sonunu düşünmeden yaşarsan şayet,
Sonuçlarına katlanmak zorunda kalacağını bileceksin
Soluksuz yaşayacaksın
Nefesinin kesildiği an,
O’nun da nefesini keseceksin
Islak dudaklardaki nemi,
Islak gözlerdeki pusu,
Ve seninle atan kalbin atışlarını silmeyeceksin hafızandan
Bağlı kalacaksın.
Aşık kalacaksın.
Pes etmeyeceksin,
Pes de ettirmeyeceksin.
Tükendiğini hissettiğinde ise saklamayacaksın
Aslında hiçbir şeyi saklamayacaksın
Sevgini..
Gözlerini..
Sözlerini..
Kalbini ve aklını saklamaycaksın.
Onunla yaşayacaksın,
Ve son kez;onunla öleceksin.
Aşk’a ait olmayı,O’nun olmayı kabulleneceksin.

tanrininkayipkiziyim asked:

Arkadaşlar cenke yavşarsanız yemin ederim sülalenizi yedi ceddinizi sikerim kendinize gelin herkesin götünü yalamayın ananızın amına geri sokarım hepinizi bidaha duymayayım ondan şu bana hp attı falan diye hadi sikktirin gidin şimdi bidaha duymiyim

bune atar güzelim::::::::::::D