aramada

youtube

Groove Armada - Suntoucher (Feat. Jeru The Damaja)

Özgecan Aslan, Çağ Üniversitesi’nde okuyan
20’li yaşlarda gencecik bir kız. 11 Şubat günü
eve dönmeyince ailesi kayıp ihbarı yaparak
jandarmaya başvuruyor, jandarma da arama
çalışması başlatıyor. Trafik kontrolü yapan
jandarma ekibinin yanında yol sormak için bir
minibüs duruyor ve jandarma minibüsün içinde
kan izlerine rastlıyor. Araçta bulunanlar hemen
gözaltına alınıyor. Gözaltına alınan 3 kişi önce
kan lekelerinin bir kavga sonucunda olduğunu
söyleyince serbest bırakılıyor. Jandarma
Özgecan’ın kayıp ihbarından şüphelenerek bir
daha minibüste inceleme çalışması başlatıyor.
Aramada bulunan şapka Özgecan’ın babası
tarafından kızına ait olduğu onaylanınca
minibüsteki 2 kişi şüpheli olarak göz altına
alınarak işledikleri suçu itiraf ediyorlar. Olayın
diğer suçlusu da ertesi gün yakalanıyor.
Özgecan’ın ölümüyle sonuçlanan olay ise şöyle
gerçekleşiyor: “Özgecan Aslan, Mersin’deki
evine gitmek için bir arkadaşıyla halen Tarsus
İlçe Jandarma Komutanlığı’nda sorgulanan
cinayet şüphelisi şoför Suphi A.’nın minibüsüne
bindi. Tarsus’ta oturan arkadaşı inince
Özgecan minibüste tek yolcu kaldı. Şoför Suphi
A. Mersin’e D-400 karayolundan gitmesi
gerekirken güzergah değiştirerek Tarsus -
Mersin Otoyolu doğru saptı. Sürücünün
güzergahını değiştirmesinden ‘kaçırılıp başına
kötü bir şey geleceğini’ anlayınca tepki
gösteren Özgecan, onunla tartıştı. Yola devam
edip minibüsü tenha bir yerde durduran Suphi
A.’nın tecavüze kalkıştığı Özgecan, yanında
taşıdığı biber gazını sıkarak karşı koydu.
Boğuşma sırasında Özgecan, Suphi A.’nın
yüzüne tırnaklarını geçirip direndi. Şoför Suphi
A., bıçağını çıkarıp Özgecan’a defalarca sapladı
ardından araçta bulunan demir çubukla vurarak
öldürdü. Ardından paniğe kapılıp babasını ve
arkadaşını arayarak onları çağırdı ve ceseti
benzinle yakarak dereye attılar”.
Fatma Nur Çelik de Özgecan gibi 20’li
yaşlarında Haliç Üniversite’si 2. sınıf öğrencisi
başörtülü bir kız. Yurt hayatından bezmiş,
çocukluk arkadaşıyla kendilerine bir ev
kiralamaya karar veriyorlar. Bahçelievler’de
kiraladıkları eve taşındıktan 2 hafta sonra
kapılarının zili çalıyor, kapıyı açtıklarında
karşılarında apartmandaki internet arızasını
gidermek için geldiğini söyleyen bir adamla
karşılaşıyorlar. Onu hiç şüphelenmeden eve
alıyorlar, adam elektrik kablolarına baktıktan
sonra evden ayrılıyor. Bir kaç gün sonra aynı
adam yine geliyor, bir süre daha kablolara
bakıp arızayı tespit edemediğini söyleyip geri
gidiyor. Aradan bir kaç gün daha geçtikten
sonra adam yine aynı bahaneyle geliyor,
“malzemelerimi unuttum” diyerek evden
ayrılıyor. Öğlen saatlerinde eve döndüğünü
Fatma Nur’u evde yalnız buluyor. Adam bir
türlü arızayı tamir edemeyince, Fatma Nur bu
durumdan şüphelenip ev arkadaşına mesaj
atıyor. Evden bu sefer de malzeme alacağım
diye ayrılıyor. Dışarıda ard arda iki sigara içip
elinde koli bandıyla eve dönüyor. O günün
akşamı Fatma Nur ev arkadaşı tarafından elleri
ve ayakları bağlanmış, tecavüz edilip
öldürülmüş olarak bulundu. Fatma Nur’un evine
internetçi kılığında gelen katil, askerlik görevini
yaparken telefondan yanlış numara çevirdiğinde
numaranın Fatma Nur’a ait olması sonucu kıza
takıntılı duygular besleyen biri. Uzun yıllar
boyunca kızın haberi olmadan kızı takip etmeye
devam eden, evini öğrendikten sonra internetçi
kılığında kıza tecavüz eden biri. Katili ele veren
ise evin önünde bulunan güvenlik kameraları
oluyor.
2012 sonbaharında yaşanmış, acısını Özgecan
Aslan’ın ölümüyle dağlayan bu olayı yazmamın
amacı hala tecavüz ve tacizleri kadınların giyim
ve davranışlarıyla ilişkilendirmeye çalışan
anlam veremediğim garip bir zihniyet. Böyle
düşünen insanlarla aynı ülkede yaşamak bile
beni iğrendirmeye yetiyor. Bir erkeğin nasıl
istediğini giymeye hakkı varsa, bir kadının da
istediği şekilde giyinmeye hakkı vardır. Hiçbir
insan bunu kısıtlayamaz. Fatma Nur başörtüsü
takan bir kızcağızdı ama bu onu bir erkeğin
sapıklığının kurbanı olmaktan kurtaramadı.
Sapıklık kadınların ne giydiğiyle değil, erkeklerin
beyinlerindedir. Aslında bir ihtiyaç olan
cinselliğin ayıp, günah ya da tabu
kategorilerine sokulup cinselliğe kilit
vurulmasındadır. Erkekleri “aslanım” diyerek
büyütüp, önlerine her imkanı sunan ama kız
çocuklarını ezen toplumdadır. Toplum içinde
gülmelerini yasaklamaya çalışan, çok eşliliği
meşrulaştıran, kadını erkekten aşağıda gösteren
ve tecavüz sonucu hamileliklerde kürtajı
yasaklamaya çalışan siyasetçilerdedir. “Kız
bağırmadı” diye cezai indirip yapan ve kadınları
tecavüzcüleriyle evlenmelerine zorlayan adalet
sistemindedir. Tecavüzü küçümseyen, adeta bir
eğlence unsuruymuş gibi beyinlere işleyen
diziler/filmlerdedir. Kadınların giyinişlerine
gelene kadar dem vurulması gereken şeyler,
suçlu gösterilmesi gereken o kadar insan var
ki… Bu iki olayı öğrendiğimde ilk düşündüğüm
şey o an ne hissettikleri oldu. Kendimi o
kızların yerine koymaya çalışıyorum. Tecavüze
uğrarken çok bağırmış mıdır? Çok acı çekmiş
midir? Ölürken gözlerinin önüne gelen görüntü
neydi? Sonra bunu yapan adamların yerine
kendimi koymaya çalışıyorum. İki saniye bile
düşünmeye dayanamıyorum. Kadınlara, kendi
cinsine, hayvanlara, hatta cansız mankenlere
bile cinsel istismarda bulunan bir erkek
toplumunun içinde daha fazla nasıl
yaşayabilirim? Bir erkek olarak bu iğrençliğin
parçası nasıl olabilirim? Olamam, olmak
istemiyorum. Fatma Nur’u öldüren kişi sadece
39 yıl ceza aldı. Neden böyle adi bir suçun
cezası bu kadar az? O adamların hapisten
çıktıktan sonra başka bir kadını takıntı haline
getirip öldürmeyeceğinin garantisini hangi
devlet, hangi adalet sistemi verebilir? Fatma
Nur’un da Özge’nin de katilleri evli erkekler.
Küçücük çocukları var. O çocuklar artık
yüzünüze bakıp nasıl sizi babası olarak
görsün? Cevaplanması gereken o kadar soru
var ki beynim allak bullak. Bu suç, tüm toplumu
yakıp kül etmeden önce daha caydırıcı önlemler
ve cezalar getirilmedi. Bir insanın canına
kastetmek, annesinin babasının gözbebeği
kızları taciz etmek, onunla yetinemeyip tecavüz
etmek bu kadar komik cezalarla bedellendirilme
meli. Dün Beyaz Show’u izleyenler ne yazmak
istediğimi anlayacaklardır; bir adam yolun
ortasında karısını bıçaklıyor. Etrafı kalabalık
ama müdahale etmeye kalkışan bile yok,
insanlar kadının ölmesini izliyorlar. O sırada bir
evden kova atılıyor, yoldan geçen bir adam da
cesaretini toplayıp kovayı eline alıyor ve kendini
siper ederek kadını kocasının elinden kurtarıyor.
Böyle erkekler ve bizim gibi bu olaylara tepki
gösteren erkek sayısı artarken temizlenmek için
hala umut var mıdır?

"Necmettin Altındöken’in evinde yapılan aramada, kullanılmayan bir klozette, üzerine moloz dökülmüş halde Özgecan’ın bilekleri bulundu."

* * *

Bu ve zannımca gizli kalması gereken daha pek çok ifade; sözde haber başlığı altında, toplumun ve mağdur ailenin akıl sağlığı hiçe sayılarak, reyting uğruna paylaşılıyor. Ben de hepsini okuyorum; satır satır, sindire sindire. Her gün tekrar tekrar okuyorum. "Unutma!" diyorum kendi kendime. “Ölene kadar unutma! Masumiyet ve güzellik abidesi Özgecan kardeşine sarılana kadar unutma!”

Çokomik bişiy anlatcam.
Şimdi ben gittiğimde eski sevgilim bin kez aradı buluşalım diye. Yani zaten arkadaş gibiydik ama niye buluşayım seninle. Neyse. Bin birinci aramada buluştum. Bak bana anlattığı şeye bak. Meğer eski takımını görmeye gitmiş, havuza girmeye filan. Hakem bayağı taş gibiymiş, buna düşmüş güya bunu sürekli kesiyomuş filam. Neyse bu duşa gitmiş kafasını şampuanlıyomuş, biri gelmiş bunu öpmüş djkskqkkaka ya ne alaka jjsjakkakmamakkska niye bana böyle bişiy sallıyon snjsnskks
Sonuç olarak komikti.

9. ankara

"fuara gittik, ikizle gittik, fekat manik yok~sa bir yanımız buruk bir yanımız baharbahçe, sakin olcak gibi ortalık oh çek bakiyim, genel tur ve tur ve bu standı unutma, bütün sahafları ellerimle didik didik didik ettim, ve orta halliden hallice bir müsriflikte israf edildi paralar tabi bu sizce, paraladım kendimi kafka ve beat bulamamaktan ki hatta bir sahafçı abijimin olması lazım’ına uyup beraber bakınmaktan kanka olduk abijimle yarın depodan bakayım dedi a.r.o, dostta gördüğüm ancak dosttakilerin nasıl olmaz da görmedikleri/bilmedikleri/sanal aramada bile çıkamayan kitabı ikizin sayesinde görünce küfrettim lakin almadım -(((fi, akilah azra kohen; histerik historim: benim gördüğüm kapak ki ilk basım sanırım, yazarın adı olarak sade akilah yazıyor ve yayınevi goa, ben de dangalak dosttaki görevlilere sordukça fi adında mor kapaklı bir kitap var, onlar fiyi aratıp azra kohen diyor ve kapağı alevler içindeki kitabı gösteriyor: so that hüsran was killing me)))- , kumpirime ek malzeme koydurtamadım, ulan hiç sevmiyorum bu viceroyu, götümle götün donuyor dönek, ikizin kitapları ve yazarı ve imzaları ve ben: böyle bir türk han mı varmış ya ben bir oğuzu bilirim, bana da ordan hayırlı bir evlat olarak biri anneme olmak üzre iki nuri pakdil imzalı kitabı, aziz nesine akın akın gominist geliyor öğ, içerisi çok sıcak bu starbucks soğuyamıyor, zabaanan ikize zift bana sütlü şeker kahvesi yapıp termoslara doluşturmuştum, listeyi zıkkım kez çıkarttıkça doldurduk be bunlar bitmez ama benim omuz senin bel iflas, hava sağlam kararmış oha, zaten para kalmadı be, çık dışarı, vay ciğerim parliament"

Kadın cinayetlerinin en aşağılık biçimlerinden biriyle yine/gün yüzüne çıktığını ölçüde karşı karşıya bulunuyoruz. Gencecik, pırıl pırıl bir genç kadın Mersin’de tecavüze uğrayıp öldürüldü, daha sonra cesedi yakıldı.

Haberin detayı: “Jandarma ekipleri, minibüsün tarif ettikleri yol yerine ormanlık alana doğru gittiğini fark edince şüphelenip takip etti. Jandarma peşinden gittiği minibüsü yol kenarında durdurup arama yaptı. Sürücü ile beraberinde babası 50 yaşındaki Necmettin A. ile 20 yaşındaki Fatih G.’nin bulunduğu minibüste kan izlerine rastlandı. Sürücü müşteri olarak minibüse aldıkları 2 yolcunun kavga ettiğini o yüzden olduğunu ileri sürdü. Gözaltına alınan 3 şüpheli, yapılan işlemlerin ardından serbest bırakıldı.
 Araştırmasını sürdüren jandarma, üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın, kayıp bilgisi üzerine tekrar minibüsü aramaya başladı. Tarsus’ta yapılan yol kontrolü sırasında 33 B 8756 plakalı minibüs içinde Necmettin A. ve Fatih G. ile birlikte ele geçirildi. Minibüste yeniden yapılan aramada, bulunan bir kadın şapkası, kayıp öğrencinin babası Mehmet Aslan’a gösterildi. Baba Mehmet Aslan, şapkanın kızı Özgecan’a ait olduğunu söyledi. Bunun üzerine sorgulanan Necmettin A. ve Fatih G., suçlarını itiraf ederek genç kızı öldürdükten sonra benzin dökerek yakıp, Çamalan Köyü Alman Mezarlığı yakınındaki Cin deresine attıklarını itiraf ettiler”

Özgecan Aslan

Tarsus’taki vahşet Türkiye’nin kanını dondurdu… 2 gündür aranan üniversiteli Özgecan’ın ceseti bir dere yatağında yanmış olarak bulundu. Genç kızı bindiği yolcu minibüsünde bıçaklayarak öldürdükten sonra yaktıkları öne sürülen 3 şüpheliden önce 2’si gözaltına alındı. Cinayet zanlısı olarak aranan Suphi A. da dün akşam saatlerinde yakalandı. Gözaltına alındıktan sonra sağlık kontrolü için Tarsus Devlet Hastanesi’ne götürülen zanlıları, hastanede toplanan kalabalık linç etmek istedi. Polis ve jandarma öfkeli kalabalığı güçlükle yatıştırdı. Bu arada vahşetin sır perdesi de aralandı. Zanlıların ifadelerine göre minibüs şoförü Suphi A., Özgecan’a tecavüz etmeye kalkınca genç kız direndi. Suphi A. önce bıçakladı sonra da başına demir çubukla vurdu. Babası ve arkadaşından yardım istedi. Özgecan’ın cansız bedenini ormanlık bir alanda yaktılar.

MERSİN Tarsus’ta yaşayan Çağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü 1’inci sınıf öğrencisi Özgecan Aslan’a (20) ulaşamayan ailesi, çarşamba gecesi polise başvurdu. Özgecan aranırken, önceki akşam Tarsus- Mersin- Adana arasında yolcu taşıyan minibüsün sürücüsü Suphi A. (26) jandarma noktasında durarak otoyola nasıl çıkacağını sordu. Jandarmalar, tarif ettikleri yol yerine ormana giden minibüsü durdurdu. Suphi A., babası Necmettin A. (50) ve Fatih G.’nin (20) bulunduğu minibüste kan izine rastlandı. Suphi A., 2 yolcunun kavga ettiğini, o yüzden lekelerin olduğunu öne sürünce 3 şüpheli, serbest bırakıldı.

KATİL ZANLILARINI LİNÇ ETMEYE KALKTILAR / Foto Galeri

DNA ÖRNEĞİ KALMASIN DİYE ELLERİNİ KESMİŞ

Tarsus İlçe Jandarma Komutanlığı’nda sorgusu devam eden cinayet şüphelisi Suphi A.’nın bıçaklayarak öldürdüğü üniversiteli Özgecan Aslan’ın boğuşma sırasında yüzünü tırmalaması nedeniyle, tırnaklarının arasında DNA örneğinin kalmaması için her iki elini de bileklerinden kesip kollarından ayırdıktan sonra yaktığı ortaya çıktı.

Olay yerinde yapılan incelemede Özgecan’ın cesedinin yanında bulunan iki elinin de büyük oranda yandığı belirlendi. Sorgu sırasında, ’Özgecan’ın ellerini neden kestin?’ sorusuna soğukkanlı yanıt veren Suphi A., “Boğuşma sırasında yüzüme tırnaklarını geçirdi. Ben de tırnaklarının arasında DNA örneğim kalmasın diye kestim” yanıtını verdi.

Bu arada cinayetin D-400 karayolu ile Tarsus Mersin otoyolu arasındaki bağlantı yolunda işlendiği anlaşıldı. Cinayet şüphelisi A.’nın, D- 400 karayolundan Mersin’e gitmesi gerekirken güzergah değiştirerek Tarsus- Mersin otoyoluna doğru saptığını, 3 kilometrelik bağlantı yolunun ortalarındaki sakin bir bölgede minibüsü durdurduğunu ve olayın orada gerçekleştirdiğini, cinayetin ardından minibüsteki cesetle tekrar Tarsus’a döndüğünü söylediği belirtildi.

Uşak’ta Kaçak Sigara Operasyonu; 2 Gözaltı

Hür Işık Gazetesi http://www.hurisikgazetesi.com/usakta-kacak-sigara-operasyonu-2-gozalti/

Edinilen bilgilere göre, doğu illerinden temin edilen kaçak sigaraların Uşak üzerinden batı illerine sevk edileceği yönünde ihbar alan polis, sigaraların nakledildiği otomobil tespit edilerek Uşak merkezde takibe alındı. Durdurul araçta yapılan aramada değişik markalarda 9.500 paket kaçak ve band…

Trabzon Açık Tütün ve Makaron

Trabzon Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Pazarkapı Mahallesi’nde İ.A’ya ait iş yerinde yapılan aramada, 62 bin 600 kaçak makaron, 77 kilogram tütün ve 10 paket gümrük kaçağı puro ele geçirildi.

Aynı mahallede Ö.K’ya ait iş yerinde de yapılan aramada da 95 bin 600 kaçak makaron ile 25 kilogram tütün ele geçirildi.

Olayla ilgili gözaltına alınan iki kişi, emniyetteki işlemlerin ardından cumhuriyet savcısının talimatıyla serbest bırakıldı.

Kaynak : AA

New Post has been published on Gündem Haberleri

New Post has been published on http://www.gundemhaberleri.org/kredi-kartina-taksitle-fuhus.html

Kredi kartına taksitle fuhuş!..

Kredi kartına taksitle fuhuȿ!.. haberi aуrıntıları ;

Milliуet’in haberine göre İl Jandarma Komutanlığı ekipleri aldıkları ihbara göre 28 уabancı uуruklu kadın ile kadınlara “zorla fuhuȿ уaptırdığı” iddia edilen 7 ȿüpheli jandarma operasуonuуla gözaltına alındı.

KREDİ KARTINA TAKSİTLE FUHUŞ!

Alınan bilgilere göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, уurt dıȿından kente getirilen kadınlara fuhuȿ уaptırıldığı bilgisi üzerine çalıȿma baȿlattı. Jandarma ekipleri, belirlenen adreslerde уaptıkları fiziki takiplerde, уabancı kadınlara fuhuȿ уaptırıldığını, ȿüpheli ȿahısların, nakit parası olmaуan müȿterilerine de taksitlendirmek suretiуle kredi kartı kullandırıldığını tespit etti.

7 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Pamukkale ilçesindeki Pamukkale ile Karahaуıt Mahalleleri’nde belirlenen 25 adrese bu Sabah eȿ zamanlı operasуon düzenleуen jandarma ekipleri, Gürcistan, Azerbaуcan, Rusуa Federasуonu ve Türkmenistan vatandaȿı 28 kadın ile bu kadınları fuhuȿa zorladıkları iddia edilen 7 kiȿiуi gözaltına aldı.

Şüphelilerin kaldığı evlerde уapılan aramada, 3 ruhsatsız tabanca, 8 av tüfeği ile bunlara ait 60 fiȿek, çok saуıda уabancı uуruklu kadınlara ait borç senedi, 5 post cihazı, kredi kartlarına ait satıȿ fiȿleri ve kadınlara ait pasaport ele geçirildi. sağlık kontrolünden geçirilen kadınların, iȿlemlerinin ardından sınır dıȿı edileceği öğrenildi.

Gözaltına alınan ȿüphelilerden M.A. (35), M.Y. (45), S.B. (24), N.S. (47), M.B. (52), M.Y. (36), H.Y. (33) “Suç iȿlemek amacıуla örgüt kurmak, insan ticareti, fuhuȿ уaptırmak ve уer temin etmek” iddiasıуla adliуeуe sevk edildi. Öte уandan jandarma ekipleri operasуon sırasında kaçan Türk vatandaȿı S.Ç. ile Rusуa Federasуonu vatandaȿı N.T. isimli kadını bulmak için çalıȿma baȿlattı.

, Kredi kartına taksitle fuhuȿ!.. haberi ile Türkiуenin en güncel Haber sitesine davetlisiniz…