Dün gece yatağıma yattığımda içime bi’ burukluk çöktü, kendi kendime “Acaba günün birinde Ecem, Melis, Yağmur, Ada, Dilara, ben falan bir arada en azından tek bir gün geçirebilecek miyiz” diye düşündüm. Zira biri Almanya’da biri İstanbul’da öteki Ankara’nın taa bi’ ucunda derken özlem boyumu aştı, hepsini bir arada alıp altın vuruş yapmak istiyorum. Neyse. “Evlenirsem düğünümde belki” sonucuna vardıktan sonra bu konudan hızla uzaklaştım. Oysa ki tek olasılık düğün değilmişti, “rüya” diye bi’ seçenek varmıştı.

Hepsi bir arada bizim evde ama bizim ev bi’ garip, pop-art gibi her yer ayrı bi’ renk. Akşama da maç varmış, totem ayağına beyaz kremalı mavi kek yapmışım, zorla yedirmeye çalışıyorum hepsine. Ecem ve Yağmur’a “İçine gıda boyası kattım, siz yemeyin tamam hadi” diyorum ama derdim kimyasalın zararları değil, çünkü hemen üzerine “Siz emziriyorsunuz sütünüz mavi akar şimdi” diye ekliyorum =D Sonra kapı çalıyor, MNG kargo görevlisi Ecem’in kızıyla Yağmur’un oğlunu getirmiş. Hiç garipsemeden alıyoruz ikisini de, ben haala “Bebeklere yedirmeyin, Prima reklamlarındaki mavi sıvı gibi olur çişleri” falan diyorum. Bi’ anda Dilara’yla Melis kayboluyor ortalıktan, “Böyle bi’ günde bizi satıp erkek peşinde koşturdular” diye küsüyorum falan. Gerisini hatırlamıyorum bile, ama çok keyifliydi..

Günün ortalarına kadar gülücüğü kalmıştı üzerimde rüyanın, sonra o da geçti ben yine özledim. Arkadaşlar önemli, hele uzaktaki arkadaşlar çok daha önemli - ayrı düşünce anlıyorsun. Bol bol sarılın arkadaşlarınıza. Benim yerime de sarılın.

O değil de, ben bu uğurda evlensem mantık evliliği sınıfına girer mi?

Kendime dokunamaz oldum sana ihanet ediyorum bahanesiyle,
"Tek" kişilik yatakta "çift"leşmemizi özledim… 
Kulağımda bir acı… 
Küpemin teki sende, yatağının içinde… 
Hiçbir hükmü yok çift değilse… 
Diş izin göğüs ucumda, küpem yatağında kaldı…

Çisel Onat

Oğlu bilgisayarını unuttu diye iş çıkışı Levent'ten Gebze'ye otobüslerde sürünerek bilgisayar götüren ve Fatih'teki evine dönen canlıya anne denir.

Mõned tahavad puldiautot

Mõned lendavat hobust

Kuid mina tahan

et saaksin sulle öösel helistada

ja rääkida sulle oma muredest

Et saaksin sind hommikul

kohvi ja saiakestega üles äratada

Et saaksin sulle teki peale panna 

kui sa diivanil magama jääd

Et saaksin olla sinuga koos 

kuskil mujal kui unenäos

Text
Photo
Quote
Link
Chat
Audio
Video