*lars

anonymous asked:

Gerçekten bir filin pipisimisin? Nasıl yazıyon lan eller falan yok

Kardeşim bravo bu espriyle ülke kalkındı, dolar düştü,

Eğitim seviyesi İsveçle kapışıyor, insanlar evlerinde ayakkabıyla gezmeye başladı,

Kasetçilerde İsmail YK değil Tchaikovsky Bach Vivaldi gibi klasik sanatçılar çalıyor, Türk Sanat Musikisi inanılmaz adımlar atarken Türk Sineması 3D filmlere geçti Lotr ile yarışıyor,

Şeker pancarı ihracatından Nükleer Satral kazancına geçildi, silah enstitüsü UFOlarla savaş olabilitesine göre üretime başladı,

Gözü çıkan insana yeni göz takma, beyin nakli falan yapılırken, kanserin tedavisinin bulunmasına son 1 hafta diye haber çıktı,

Venüse ilk ayak basan insan Sivaslı Muhittin Erbek şu an ışık hızının yarısı hızla giden UluTürk uzay mekiği ile dönüş yolunda. Ankarada şenlikler hazırlanıyor.

Ülkenin bu kadar gelişmesiyle, Azerbeycan(82), Gürcistan(83), Ermenistan(84), Rusya(85) ülkemize katıldı, il oldular.

Bu espri böyle şeyler yaptı kardeşim bravo gerçekten muhteşemsin.

İşte tüm acıları sikeyim ama sana sarıldığımda bir şeyin geçmediğini anlamak beni yerle bir ediyor!

Bir çocuk neden 9 yaşında çalışmaya başlar. Neden gidip kendinden büyük işlerin peşinde koşar. Yaşıtları gibi orada burada amaçsızca oynamak varken çalışmak neden? Bakın ben baba parası yemiyorum kendim çalışıyorum demek için mi? Ortamlara girip BABA PARASI YEMEM BEN demek için mi? Siz hiç aa bu baba parası yemiyor bunla sevgili olayım diyeni gördünüz mü? Aslında tek bir amaç var. O da babanın gözüne girmek. Ağzından ‘oğlum’ kelimesini duymak içindir çoğu zaman. Veyahut ‘ya bizim oğlan da helal olsun benim elime bakmaz aslan parçası’ denilmesini istemektir. Çünkü baba sevgisi görmemiş yaşamamış ve onun gözüne girmek için kırk takla atmaktadır. Yahu bir baba evladına bakamıyorsa o baba niye var. Sakattır çalışamıyordur bu durumları göz ardı edelim. Bir babanın ailesine bakmaktan onlar kol kanat germekten başka görevi ne. Çocuğum senin çalışmana izin vermem sen okulunu oku hayatını yaşa demek yerine üstünden kalkan yüklerin hesabını yapan babalar kahrolsun. Evladına sahip çıkmayan babalar kahrolsun. Biz babadan böyle gördük diyen babalar kahrolsun…

evlenecek geri zekalılar sakın stor olmayan perde almayın, sanki sarayda yaşıyoruz allah ateşlere salsın da şu perdelerden kurtulayım, bakın geri zekalılar ütü isteyen perdelerden almayın tamam mı GERİ ZEKALILAR ANLADINIZ MI

Bugün avcılarda bir ağaca bağlanmış bu golden’a rastladım. Görünce o kadar duygulandım ki kendi köpeğim bambam geldi aklıma. Gerçekten o kadar çok özledim ki… Kokuları aynıydı bakışları da aynıydı. Oğlum diye sarıldım sevdim. Gerçekten çok duygulandım.

Ayla örtünüyoruz çağlardır, buğulu camlar ve farklanmış yüzümüzle. Başkaları uygarlıktan söz ediyor, bilmeden her geriye dönüşün belki ulaşılmaz bir ileriye adım olduğunu. Tohumdan korkuyoruz, yeryüzünün ilgisizliği hafif kılıyor bedenlerimizi, bakışımız göğe yönelirken yürekler serin tutuluyor. Sonra her çınlamayla endişe güğümleri omzuma biniyor; toprağın değişmezliği, yapıların kalıcılığı, anaların istemi kadar tehdit edici yükler. Örümcek ağında gizlenen eski yazılar kinin kuşkusunu kusuyor. Yeniden hatırlanıyor bir zamanın beyaz evleri, dudakların uyarısıyla sonu ertelenen aşkın iyicil kucağı açılıyor, öte dünyanın gerçek konutlarında.
Çerçeveleri yalnızlıklarımızdan oluşan, kapıları acılardan örülmüş, toz, taş, geçmiş ve şimdiyi saklayan güzellik! Hiç bitmesin diyoruz dingin tavrımız, bir kez seçilmiş uğraşı yaşamdan ayırmamakla. Arınalım, arınalım artık yolsuzluklarından şu densiz yeryüzünün kalık çirkefinden; sevgi yazısıyla!